(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çaycuma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 2.11.2009 tarih ve 2007/387-2009/461 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı İ. Ö. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların müvekkili kurumun alt işvereni sıfatı ile iş yaptığı dönemde çalıştırdığı işçilerin müvekkili hakkında kıdem ve ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti talebiyle dava açarak bu davaları kazandıklarını ve gerekli ödemelerin davacı tarafça yapıldığını, davalıların bu ödemelerden sorumlu olduklarını ileri sürerek, 28.243 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İ. vekili, davanın reddini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların alt işveren sıfatıyla iş yaptıkları dönemde çalıştırdıkları işçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarıyla yıllık izin ücretinden sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 4.693,51 TL'nin ödeme tarihi olan 20.11.2006 davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekiliyle davalı İ. vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyizi dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince, işçilik alacaklarının rücuna dair davalarda, alacağın tespitine dair olarak yapılan hesaplamanın işçilerin en son ücretleri esas alınarak belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, davaya konu alacakların hesabının, işçilerin davalı bünyesindeki çalışma dönemlerinin sonunda aldıkları ücrete göre değil, davacının asıl işveren sıfatıyla işçi çalıştırdığı en son işçi ücreti üzerinden yani işçinin açtığı davada hesaplamaya esas alınan ücreti gözetilerek belirlenmesi ve bu miktarın hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
3) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin vekalet ücretine dair temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy