(2004 S. K. m. 206)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.1.2010 tarih ve 2010/120-2010/116 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz talep eden vekili, çekten dolayı müvekkilinin karşı taraftan alacaklı olduğunu, bu alacağın ödenmediğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. Mahkemece, borçlu İ. A. hakkındaki istemin kabulüne, hakkında iflasın ertelenmesi kararı olduğu gerekçesiyle diğer borçlu şirket hakkındaki istemin ise reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çeke dayalı ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. Yazılı gerekçeyle çekin keşidecisi şirket hakkındaki istemin reddine karar verilmiştir. Ancak, iflasın ertelenmesi kararı, şirketin pasifinin aktifinden fazla olması durumunda mali durumunun iyileştirilmesi yönünde verilen bir tür tedbir kararı mahiyetindedir. Erteleme kararı üzerine, borçlu aleyhine hiçbir takip yapılmaz ve önceden başlamış takipler durur. Bir takip muamelesiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez. Ancak, İ.İ.K.nun 206. maddesinin 1. sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir. Bu halde de, takip sebebiyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. İflasın ertelenmesi kararı, borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmez. İhtiyati haciz kararı infaz edilebilir, ancak haczedilenler muhafaza altına alınamaz. İhtiyati haciz kararının icrai hacze dönüşmesi prosedüründe belirtilen süreler de iflasın ertelenmesi kararı sonuna kadar işlemez. Bu durum karşısında, çekin keşidecisi hakkında da istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın ihtiyati haciz talep eden yararına bozulmasına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy