(5464 S. K. m. 36, 37)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.04.2009 tarih ve 2007/213 - 2009/91 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı bankanın yapılan üye işyeri sözleşmesi gereğince müvekkiline POS cihazı teslim ettiğini, müvekkilince 12.04.2006 tarihinde satılan cep telefonu ve kontör bedelinin davalı tarafından tahsis edilen POS cihazından kredi kartı ile tahsil edildiğini, davalının işleme onay verip parayı müvekkili hesabına aktardıktan sonra işlemin usulsüz yapıldığından bahisle müvekkilinin hesabından 1.475,00 TL'sına el koyarak ihtara rağmen iade etmediğini ileri sürerek anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme uyarınca işlemde kullanılan kredi kartının sahte, kopya ve çalıntı olduğunu tespit yükümlülüğünün üye iş yerine ait olduğunu, davacının kullanıcı kimliğini kontrol etmeden, slipteki imzaların bariz şekilde benzeşmediğine dikkat etmeden ve ödeme belgesi ile kart üzerinde yazan numaraların aynı olup olmadığını karşılaştırmadan sahte kartla işlem yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, POS cihazıyla gerçekleştirilen kredi kartı ödeme sisteminin tüm teknik alt yapısının davalı bankaca kurulduğundan davacının sisteme müdahale olanağı bulunmadığı, davalı bankanın üye işyerine göre teknik yönden güçlü olması nedeniyle dolandırıcılık eylemlerine karşı önlem alması gerektiği, güven kurumu olan bankaların hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, üye işyeri sözleşmesi gereği POS makinesi bağlanan işyerinin kredi kartının sahte olup olmadığını tespit etmesinin mümkün olup olmadığı ve davaya konu alış verişler nedeniyle provizyon verdiğine göre, davalı bankaya kusur izafe edilip edilmeyeceği noktasında toplanmıştır.
Davacı şirkette dava dışı müşterinin kredi kartı ile yaptığı alışverişte POS makinesinin provizyon vermesi sonucunda işlemin gerçekleştiği, düzenlenen slipte kart numarası ve kullanan kişinin adlarının yer aldığı, satış işleminin gerçekleştirilmesinden sonra düzenlenen fatura üzerine de alıcının kimlik bilgilerinin kaydedildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve alınan rapora itibar edilmemiş ise de, yapılan inceleme eksik araştırmaya dayalıdır. O halde mahkemece uluslararası kredi kartının uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalı bankanın sahte kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler almasının mümkün olup olmadığı, eğer mümkünse bu önlemleri almaması nedeniyle sorumluluğu bulunup bulunmadığı, üye işyeri sahibi olan davacının kendisine alış verişte sunulan kredi kartının sahte olup olmadığını ve kartı ibraz edenin gerçek hamil olup olmadığını tespit etmesinin olanaklı bulunup bulunmadığının dikkate alınarak davacıya atfı kabil bir müterafik kusurun bulunup bulunmadığının araştırılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 07.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy