(1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 08.05.2008 tarih ve 2007/118 - 2008/189 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinden Muzaffer'in davalı kooperatifin 05 ve 84, Fatma'nın 18 numaralı ortaklıklarının sahibi olduğunu, haklarında verilen ihraç kararları kesinleşmeden müvekkillerinin yerine yeni ortaklar alındığını, genel kurul toplantılarına çağrılmadıklarını, 1999, 2000 ve 2001 yılı genel kurul kararları ile şerefiye hesaplarının müvekkillerine bildirilmediğini, 18.10.1999 tarihinde yapılan kur'a çekimine çağrılmadıklarını, genel kurulda alınan ihraç kararlarının tebliğ edilmediğini, ihraca esas ihtarnamelerin gerçek borç durumunu yansıtmadığını, esasen ihraç kararlarının hayali 86, 87 ve 88 numaralı ortaklıklarla ilgili olarak alındığını ileri sürerek, 1999 ve 2000 yılı genel kurul kararlarının, 18.10.1999 tarihinde yapılan kur'a çekiminin, 06.04.2003 tarihli genel kurulda alınan hayali 86, 87 ve 88 numaralı ortaklıklarla ilgili ihraç kararlarının ve müvekkillerinin yerine alınan 3. Şahıs ortaklıklarının iptalini, müvekkili Muzaffer'in 5 ve 84 numaralı, Fatma'nın 18 numaralı ortaklık haklarının devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, genel kurul kararlarının iptali davasının 1 aylık hak düşürücü süresi içinde açılmadığını, davacıların ihraç kararının iptali için açtıkları davanın kasıtlı olarak müvekkilinin adresinin yanlış gösterilmesi nedeniyle geç öğrenildiğini ve ihraç kararlarının kesinleştiği düşünülerek davacıların kur'a çekimine çağrılmadığını, davacıların banka aracılığıyla yatırdıkları paraların bloke edildiğini ve sonradan da davacılar tarafından çekildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Vakıflar Bankası A.Ş. vekili, 30.10.2007 tarihli dilekçe ile davaya müdahale talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, Dairemize ait 10.07.2006 tarihli ilama dayanılarak, davacıların 1999 ve 2000 yılı genel kurul toplantılarında alınan kararların iptali için açtıkları davanın süresinde olmadığı, 17.10.1999 tarihli genel kurulda alınan kur'a çekimi kararının iptali için dava açmaları mümkün iken açmamaları ve kur'a işleminin batıl olduğuna dair bir iddiada bulunmamaları gözetildiğinde, davacıların kur'a çekiminin iptali hakkındaki taleplerinin de haksız olduğu, davacıların ihraç işlemlerinin usul ve yasaya uygun bulunduğu gibi ihtarnamelerde belirtilen borcun davacılar tarafından ödenmediği, davacıların 5 yıl 4 ay süreyle hiç aidat ödemedikleri gibi kooperatifçe bloke edilen paralarını da geri aldıkları, bir ortağın diğer bir ortağın ihracı için dava açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy