(6762 S. K. m. 613, 690)
Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.01.2010 tarih ve 2010/89-2010/107 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkilinin karşı taraftan 24.07.2009, 21.08.2009 ve 17.12.2009 vadeli bonolardan dolayı (3.000), (3.080) ve (1.750) TL alacaklı olduğunu, 24.07.2009 vadeli bono bedelinin (579,62) TL'nin borçlu tarafından ödendiğini ileri sürerek, bakiye (7.250,38) TL'nin için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan incelemeye dayanılarak, borcun vadesinin geçtiği ve rehinle temin edilmediği, karşı taraf borçlu G. D.'ın talep konusu bonoyla irtibatının bulunmadığı gerekçesiyle karşı taraf D. P. Tarım Ltd. Şti. yönünden talebin kabulüne, G. D. yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece karşı taraf D. P. Ltd. Şti. yönünden talebin kabulüne, G. D. yönünden ise Gökhan'ın talep konusu bonolarla bir ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Oysa talep konusu bonolarda keşideci olan D. P. Ltd. Şti.'nin dosyaya sunulan ana sözleşmesine göre münferiden temsile yetkili kişisi G. D.'dir. Talep konusu bonolar ise iki imza taşımaktadır. Gökhan'ın keşideci olan şirketi tek imzayla münferiden temsil etmesi mümkün iken iki imza atması karşısında, bu imzalardan birisinin şirket adına atıldığı kabul edilse bile diğerinin Gökhan'ı şahsen sorumlu kılacağının, en azından ikinci imzanın TTK.'nun 690. maddesi yollamasıyla bonolarda da uygulanan TTK.'nun 613 üncü maddesi uyarınca, aval şerhi sayılacağının kabulü gerekir.
Bu durum karşısında mahkemece, alacaklı tarafından G. D. için de ihtiyati haciz talep edilebileceği gerekçesiyle talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy