(1086 S. K. m. 74, 275) (818 S. K. m. 84, 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.6.2008 tarih ve 2007/166-2008/249 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kefaletiyle dava dışı Halkbank A.Ş. Gelibolu Şubesinden kredi kullanan davalıların borcunun anılan bankaya ödendiğini, davalılar aleyhine 11.372,71 TL asıl 5.404,90 TL işlemiş faiz toplamı olan 16.777,61 TL'nın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların davacıya 2.175,00 TL asıl 8.936,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.111,00 TL borçlarının olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle takibin 11.111,00 TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
H.U.M.K.nun 275 ve devamı maddelerine göre, bilirkişinin işin özelliğine uygun teknik bilgiye sahip olması gerektiği gibi, hazırlayacağı raporun uzman olduğu konudaki özel ve teknik bilgiyi içerir nitelikte bulunması da gerekmektedir.
Mahkemece, alınan ilk ve ikinci raporlarda bilirkişi Avukat olup, birinci raporu düzenleyen Avukat bilirkişi, uyuşmazlığın niteliği gereği bir mali müşavir bilirkişinin de inceleme yapıp kanaat sunmasına ve böylece müşterek rapor hazırlanmasına ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Bu duruma rağmen, ikinci bilirkişi raporu da Avukat bilirkişiden alınmış ve bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir.
Öte yandan davalı taraf savunmasında ödeme yaptığını savunduğuna göre, bu ödemelerin B.K.nun 84. maddesi nazara alınmak suretiyle hesaplanması gerektiği de muhakkaktır.
Bu durumda, mahkemece, yukarda yapılan açıklamalar doğrultusunda Avukat olan bilirkişi yanında Mali Müşavir bilirkişinin de katılımı ile tarafların iddia ve savunmalarını irdeleyen, davalı tarafın yaptığı ödemeler ve sözleşmeler çerçevesinde denetime elverişli olan bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Kabule göre, Borçlar Kanunu'nun 104 /son madde ve fıkrası uyarınca, gecikme faizine faiz yürütülmesi mümkün değildir. Mahkemece, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmek suretiyle, takip talebinde yer alan asıl alacak ve işlemiş faiz toplamına tekrar faiz yürütülmesi istemi de kabul edilmiş, bu suretle açıklanan maddenin ihlali doğru bulunmamıştır.
3-Yine kabule göre, takip talebi ile 11.372,71 TL asıl, 5.404,90 TL işlemiş faiz toplamı olan 16.777,61 TL'nın tahsili istenmiş, davalılar borcun aslına ve faizine itiraz etmiş, dava dilekçesi ile itirazın iptali istenmiştir. Mahalli mahkemece yapılan yargılama sonucunda, takibin 2.175,00 TL asıl, 8.936,00 TL işlemiş faiz toplamı olan 11.111,00 TL üzerinden devamına karar verilmiş olup, mahkemece, işlemiş faiz bakımından talep aşılmak suretiyle hüküm tesisi, H.U.M.K.nun 74. maddesine açıkça aykırılık oluşturmakla, hükmün bu nedene dayalı olarak bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edenlere iadesine, 25.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy