(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.10.2009 tarih ve 2008/1675-2009/2013 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Murat Azaklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kuruma ait ana kanalizasyon giderinin tıkanması nedeniyle patlaması sonucu akan atık suların konut sigorta poliçesi ile sigortalı konuta sirayet ederek 2.054 TL hasar oluştuğunu, sigortalıya ödeme yapılarak haklarına halef olunduğunu, davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 2.054 TL'nin 21.02.2008 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, idare mahkemesinin görevli olduğunu, sigortalının konutunun yol kotundan aşağıda (bodrum kat) olması nedeniyle hasarın meydana geldiğini, poliçenin teminat kısmında pis su geri tepmesini garanti eden teminat bulunmadığını, deşarj yönetmeliğine uygun kullanım olmadığını, derhal olay yerine intikal edilerek arızanın giderildiğini, müvekkilinin kurusunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, meskende lağım sularının basması sonucu salon ve odaların zeminindeki laminant parkelerin vasfını yitirdiği, duvarların plastik badanası ile alçı sıvalarında deformasyonların meydana geldiği, hararın 2.044 TL olduğu, davalının hizmet kusuru nedeniyle sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 2.044 TL'nin ödeme tarihi olan 21.02.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline, reddedilen kısım için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya ayları bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, konut sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Bu dava, TTK.'da mutlak ticari iş olarak düzenlenen sigorta işleminden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla davacı tarafın ticari işlerde uygulanan avans faizi talep etmesi mümkündür. Bu durum karşısında, hükmedilen alacağın davacının talebi doğrultusunda avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1. bendindeki ... yasal faizi ... ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine ... avans faizi ... ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile Onanmaslna, aşağıda yazılı bakiye 11,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy