(6762 S. K. m. 56)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Banaz Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.10.2009 tarih ve 2007/245-2009/612 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Banaz ilçesinde D. Seyahat Otobüs firmasının yetkili acentesi olduğunu, davalının adı geçen firmanın acentesi olmadığı halde 10.11.2005 tarihinden itibaren otobüs firması adına bilet satışı yaptığını, bu nedenle davalı şirket ortaklarından Z. P.'in ceza mahkemesinde yargılanarak ceza aldığını ileri sürerek, 1.500 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtla ve tüm dosya kapsamına göre, Banaz Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2007/20 Karar sayılı ilamı ile sanıklar Z. ve E.'in acentelik sözleşmeleri olmamalarına karşın reklam tabelası asarak acentelik sözleşmesi olan müştekiye karşı haksız rekabette bulundukları gerekçesiyle mahkumiyetlerine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, ceza mahkemesi tarafından maddi olguların hukuk mahkemesini bağlayacağı, davaya konu dönem itibari ile D. Seyahat firmasının acentesinin davacı olduğu ve davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.500 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabet hukuki nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, davalının bilet satışı yapmasının dava dışı obüs firmasının izni ve bilgisinin bulunup bulunmadığı araştırılmadığı gibi davalı şirket ile otobüs firması arasında yapılan 1996 tarihli sözleşmenin de halen geçerli olup olmadığı değerlendirilmemiştir. Bu durumda mahkemece, değinilen hususlar üzerinde durularak davalının eyleminin TTK'nun 56 ve devamı maddeleri anlamında haksız rekabet niteliğinde olup olmadığının tartışılması gerekirken yazılı gerekçe ile kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy