(6762 S. K. m. 549)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 8.10.2009 tarih ve 2008/403-2009/585 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu limitet şirketin iki ortağı tarafından müvekkilinin darp edildiğini, müvekkilinin şirket ile irtibatının kesildiği yönünde haberler yayıldığını ve şirket demirbaşlarının kaçırıldığını ileri sürerek, davalı şirketin feshine, müvekkiline isabet eden şirket hissesinin ödenmesine ve şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, şirketin feshini gerektirir bir durumun olmadığını ve iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, feshi istenen şirketin üç ortaklı olduğu, şirketin feshini gerektirir bir nedenin tespit edilemediği ve davacı iddialarının şirketin fesih için değil ancak ortaklıktan çıkmaya izin için haklı sebep oluşturabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Limited şirketlerin infisah sebeplerini düzenleyen T.T.K.nun 549/4 üncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin fesih olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı sebep kavramı tanımlanmamıştır. Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekecektir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler, anılan maddede yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir.
Dava dilekçesinde davacılar vekili, yukarda yapılan özette de açıklandığı üzere; dava dışı diğer iki ortağın davacı ortağı döverek şirketten uzaklaştırdıklarını ileri sürmüş olup, bu iddianın sübutu halinde mahkeme gerekçesinin aksine T.T.K.nun 549/4 üncü maddesinin uygulama alanı bulacağı haklı sebep oluşturduğunun kabulü gerekir.
O halde mahkemece, davacı iddiaları ve davalı savunmaları üzerinde yeterli şekilde durularak, gösterilen deliller celp edilip ulaşılacak sonuç çerçevesinde yukarda açıklanan yasal mevzuata göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy