(818 S. K. m. 73) (1086 S. K. m. 39, 40)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 5.11.2009 tarih ve 2009/2186 - 2009/2186 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: İhtiyati hacze itiraz eden vekili, müvekkili aleyhine bonoya dayalı ihtiyati haciz kararı verildiğini, mahkemenin yetkisiz bulunduğunu ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Alacaklı vekili, bononun satılan betonlara ilişkin olarak alındığını, B.K.nun 73. maddesi uyarınca mahkemenin yetkili olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, alacaklının ikametgahının mahkemenin yetki çevresinde bulunduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
1- İstem, bonoya dayalı olarak tesis edilen ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. İtiraza konu karara dayanak bononun G... İnş. ve Tur. Ltd. Şti. ile Tisa İnş. Tur. Ltd. Şti. iş ortaklığı tarafından keşide edildiği anlaşılmaktadır. O halde, bono anılan şirketlerin oluşturduğu adi şirket tarafından düzenlenmiştir. İhtiyati hacze itirazı ise, bu adi ortaklığa dahil G... İnş. ve Tur. İnş. Ltd. Şti. tarafından yapılmıştır. Ancak, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Adi ortaklık tarafından açılacak davalarda iştirak halinde mülkiyet kuralları uyarınca adi ortaklığı oluşturan ortakların birlikte hareket etmesi gerekmektedir. Adi ortaklar tarafından açılan davada da karar, adi ortak adına değil, bütün ortaklar adına tesis edilir. Ancak, adi ortaklığa dahil bir veya birkaç ortak tarafından davanın açılması hemen davanın reddi sonucunu doğurmamalıdır. Mahkemece. H.U.M.K.nun 39 ve 40. maddeleri uyarınca diğer ortakların katılımı veya açılan davaya muvafakatlerini sağlaması için davacı ortağa imkan tanınmalı ve sonucuna göre davaya devam edilmelidir. Somut olayda ihtiyati haciz kararına itiraz eden ortağa diğer ortağın itiraza muvafakat etmesi veya itiraza katılımını sağlaması imkanı tanınmadan, aktif dava ehliyeti ilgilendiren bu hususun mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, ihtiyati haciz kararı bonoya dayalı olarak verilmiş olup, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiştir. Bonoda yetkili mahkeme, İstanbul mahkemeleri olarak kararlaştırılmıştır. Adi ortaklığı oluşturan keşideci tüzel kişiliklerin ikametgahlarının da Ankara'da olduğu anlaşılmaktadır. B.K.nun 73/1. maddesi hükmü götürülecek, yani alacaklının ikametgahında ödenecek borçlar için uygulanacaktır. Aranacak borçlar için uygulama yeri bulunmamaktadır. Bonoya dayalı alacaklar da aranacak alacaklardandır. Aranacak alacaklarla ilgili davalarda yetkili mahkeme, borçlunun ikametgahı veya yetkili kılınan yer mahkemesidir. Somut olayda kararı, Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi vermiştir. Kadıköy, alacaklının ikametgahının bulunduğu yerdir. O halde, B.K.nun 73. maddesi uyarınca alacaklının ikametgahı yer mahkemesinin de yetkili olduğu yönünde hüküm kurulması kabul şekli bakımından yanlış olmuş, kararın itiraz eden yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy