(818 S. K. m. 158)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Nizip Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 6.3.2009 tarih ve 2006/238-2009/168 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında düzenlenen protokol uyarınca 3 yıl süre ile davalı kurum çalışanlarının maaş, ücret ve diğer ödemelerinin müvekkili aracılığı ile ödenmesinin kararlaştırıldığını ancak davalının protokolü tek taraflı olarak feshettiğini ileri sürerek, 4.369 TL gelir kaybı ve cezai şart bedelinin 15.2.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava öncesinde davacıya teklif ettiği cezai şartın uygun olmadığı, davacı tarafça yapılan toplam ödeme miktarının % 20'si olan 2.359 TL'nin cezai şart niteliğinde olduğu gerekçesiyle 2.359 TL'nin 15.3.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, maaş ödeme protokolünden kaynaklanan cezai şart istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmişse de, davaya konu protokol davacı banka ile davalı Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okulu müdürü arasında düzenlenmiş olup okul müdürünün davalı bakanlığı borç altına sokacak temsil yetkisinin olmadığı, bu sebeple cezai şart isteminin yasal dayanağının bulunmadığı göz öne alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy