(6762 S. K. m. 1292)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 1.10.2009 tarih ve 2008/78-2009/277 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı sigorta şirketi ile 1.12.2006-1.12.2007 tarihlerini kapsayan poliçeyle işletmesindeki mal varlığını sigortalattığını, 28.3.2007 tarihinde hırsızlık olayı yaşandığını, ancak davalı sigorta şirketinin kendileri tarafından yaptırdıkları inceleme ve araştırma sonucunda, hırsızlık güvenlik önlemlerinin hasar anında riziko adresinde bulunmadığını tespit ettiklerini bu sebeple ödeme yapmayacaklarını bildirdiklerini ileri sürerek 14.650,00 TL tazminatın rizikonun gerçekleştiği 28.3.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta poliçesinde hırsızlık teminatı riziko mahallinde tam temperli veya lameks laminasyonlu cam ve cep telefonuna bağlı alarm bulunması kaydıyla geçerlidir. Riziko gerçekleştiği sırada bu şartın mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde bu hırsızlık ve bundan kaynaklanan her türlü zarar ve ziyan için sigorta teminatı geçersizdir denildiğini, davacıya ait işyerinde olay tarihinde poliçede yer alan güvenlik önlemlerinin bulunmadığını, davacı işyerinde mukavemeti yüksek kurşungeçirmez cam olmadığı gibi demir parmaklık/kepenk olmadığını, fahiş miktarda talepte bulunulduğunu, eksik sigorta uygulaması yapıldığında toplam 3.279,75 YTL tutarında bir emtia hasarı olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıya ait işyerinin camının kırılarak hırsızlık yapıldığı, sigorta poliçesinin işyerini kapsadığı, hasarın poliçe kapsamında olduğu, davacıya ait işyerinin muhasebe kayıtlarının incelenmesinde hırsızlık tarihindeki hasar miktarının 10.021,24 TL olduğu, sigorta poliçesi ve hırsızlık sigortası genel şartlarına göre eksik sigortanın bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.021,24 TL tazminatın 28.4.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, tüm işyeri sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen poliçede notlar kısmında, Hırsızlık teminatı riziko mahallinde Tam temperli veya Lameks laminasyonlu cam ve cep telefonuna bağlı alarm bulunması kaydıyla geçerlidir. Rizikonun gerçekleştiği sırada bu şartın mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde, bu hırsızlık ve bundan kaynaklanan her türlü zarar ve ziyan için sigorta teminatı geçersizdir şartı bulunmaktadır. Riziko mahallinde tam temperli veya lameks laminasyonlu cam bulunmadığı sabit olduğuna göre, bu ön şart yerine getirilmediği halde, rizikonun gerçekleşme şekli dikkate alınarak poliçe teminatı kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan sebeple davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy