(1086 S. K. m. 1, 8) (6762 S. K. m. 8) (YHGK.16.6.2004 T. 2004/19-357 E. 2004/360 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Akhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.09.2006 tarih ve 2005/475-2006/471 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosya sı için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar : Davacı vekili, müvekkili bankanın S.S.... sayılı Akhisar Merkez ve Köyleri Tütün Satış Kooperatifine kullandırdıkları kredinin, borçlu kooperatifçe ortaklara dağıtıldığını ve kredinin teminatı olarak ortaklardan alınan müşterek ve müteselsil borç senetlerinin bankaya temlik edildiğini, bu senetlerin imzalanmasıyla davalıların, kooperatifin bankaya olan borcundan asıl borçlu sıfatıyla sorumlu olduklarını ileri sürerek, 30.11.2005 tarihi itibariyle 7.805.-YTL'na ulaşan alacağın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekilleri ve davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, asıl dava değeri gözetildiğinde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif kredi borcunun tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle, görevsizlik kararı verilmiştir.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun vazife başlıklı 1. maddesinde Mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. Görev, dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise, görevli mahkemenin tespitinde, davanın açıldığı gündeki değer esas tutulmak üzere, aşağıdaki maddeler hükümleri uygulanır. Faiz, icra tazminatı ve giderler görevin tespitinde hesaba katılmaz hükmü yer almakta, aynı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasında ise Müddeabih para ise mahkemenin vazifesini tayinde miktarı esas ittihaz olunur. denilmektedir. Yine. HUMK. nun 5219 sayılı Kanun ile değişik 8/1. maddesine göre mamelek hukukundan doğan değer veya miktarı beş milyar lirayı geçmeyen davalar Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür.
Görülmektedir ki, dava olunan şeyin değeri esas alınarak görevli mahkemenin tayin edileceği durumlarda davanın konusunun, yani müddeabihin tespitinde hesaba katılmayacak unsurlar yasada açıkça belirlenmiştir ve faiz de bunlar arasında sayılmıştır. Bu durumda, temerrüt faizi,dava açılırken harçlandırılsın veya harçlandırılmasın görevin belirlenmesinde nazara alınamaz. Ancak sözleşmesel faizin da harçlandırılarak müddeabih haline getirilmek suretiyle görev miktarının tespitinde dikkate alınabilir. Dairemizin 21.10.2002 tarih ve 4981-9247 sayılı, 30.10.2006 tarih ve 2005-9871 /2006-10773 sayılı, YHGK.nun 16.6.2004 tarih ve 19-357/360 sayılı ilamı bu yöndedir.
Somut olayda, TTK.nun 8/3. maddesi ve davaya konu müşterek ve müteselsil borç senedinin 1. ve 2. maddelerine göre, hesaba borç yazılacak miktarların, yazıldığı tarihten itibaren yıl sonuna ve ayrıca yılbaşından vade tarihine ve vade tarihinden de tahsil tarihine kadar geçen günler için belirtilen faiz oranlarından hesap ve kapitalize edilecek faizi ile kooperatife veya temlik alan Ziraat Bankasına ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, davaya konu alacağın faiz alacağı olduğu var sayılan kısmı da HUMK'nun 1/1. maddesi kapsamında görevde dikkate alınmayacak olan temerrüt faizi olmayıp, sözleşme hükümlerine göre, öngörülen dönemlerin sonunda anaparaya dönüşmüş bir alacaktır.
O halde, mahkemece, davaya konu alacağın tamamının asıl alacak olduğunun ve buna göre davaya bakmanın kendi görevine girdiğinin kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken, somut olaya uymayan yazılı gerekçeler ile davanın görev yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 26.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy