(6762 S. K. m. 1328)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.09.2007 tarih ve 2006/422 - 2007/664 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi olan A. Ç. davalı şirket arasında hayat sigortası poliçesi düzenlendiğini, A. Ç.'in silahlı saldırı sonucunda öldüğünü, sigorta tazminatının tahsili için davalı hakkında başlattıkları icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın % 40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Hayat Sigortası genel Şartları ve TTK'nun 1328 inci maddesi uyarınca davacıların murislerinin öldürülmesinde suç ortağı olmaması gerektiği, aksini ispatlamak üzere yapılacak ceza soruşturması sonucunda düzenlenecek iddianameyi ibraz etmesinin gerekli olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve alacağın % 40'ı oranında kötüniyet tazminatının davacılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacılar tarafından murislerinin ölümü nedeniyle murisleriyle davalı şirket arasında düzenlenen hayat sigortası poliçesi gereğince davalıdan sigorta tazminatı talep edilmiş, davalı ise davacıların murisi tarafından kullanılan kredinin kalan borçlarının kapatıldığını ancak sigorta tazminatının bakiye kısmı için davacıların murislerinin öldürülmesinde suç ortağı olmadıkları yönünde savcılık soruşturması sonucunda hazırlanacak iddianame ya da koğuşturmaya yer olmadığına dair karar örneği sunmaları gerektiğini belirtmiş, mahkemece davacıların ilgili karar örneklerini sunmadıkları gerekçesiyle davanın reddiyle davalı lehine alacağın % 40 ı oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir. Davacıların murisinin ölümünde davacıların suç ortağı olmadıklarına ilişkin mahkemece istenebilecek belgeleri ibraz etmedikleri gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiş ve davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulüyle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy