(818 S. K. m. 58)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.10.2007 tarih ve 2006/967-2007/1293 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline dahili su baskını rizikolarına karşı sigortalanan konuta davalının maliki olduğu üst kattaki konutun sıcak su borusundan sızan suların zarar verdiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından karşılandığını ileri sürerek, 2.150 YTL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, duvar içinden geçen su tesisatından sızan su nedeniyle oluşan hasardan malik olan müvekkilinin sorumlu olmadığını, binayı inşa eden kişinin sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı dairede meydana gelen hasardan binayı inşa eden kişinin sorumlu olduğu, davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddinde karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Çekişme, davalının maliki olduğu dairenin duvar içinden geçen su tesisatının patlaması sonucu alt kattaki sigortalı daireye sızan sudan dolayı oluşan hasardan davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
BK'nın 58 inci maddesi bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur hükmünü içermektedir.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre B.K.nun anılan maddesindeki sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin yani davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki de, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Ancak; imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Mahkemece, su tesisatının patlamasından doğan hasardan binanın inşasını yapan kişinin sorumlu olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, davalının maliki olduğu dairenin duvar içinden geçen su borusu davalının tasarruf alanına dahil olup, bu boruların eskimesinden, çürümesinden dolayı sızan suyun alt kattaki sigortalı daireye gitmesinden davalı BK'nun 58 inci maddesi uyarınca sorumludur.
Bu itibarla, mahkemece, davalının bina maliki olarak BK'nın 58 inci maddesi hükmüne göre oluşan hasardan sorumlu olduğunun kabulüyle oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy