(6762 S. K. m. 1301) (7201 S. K. m. 21) (Tebligat Tüzüğü m. 28) (YHGK. 29.12.1993 T. 1993/18-778 E. 1993/876 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.03.2009 gün ve 2005/99 - 2009/170 sayılı kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili nezdinde taşıma rizikolarına karşı sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında meydana gelen kaza sonucu hasara uğradığını, sigorta tazminatının ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 13.198.117.438.-TL'nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 8.478,11 YTL'nın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1-) Dava, emtia taşıma sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi davalıya Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca tebliğ edilerek hüküm kurulmuştur. Anılan kanuni düzenlemede muhatabın adreste geçici bulunmama halinde tebligatın nasıl yapılacağı hükme bağlanmıştır. Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesinde de muhatabın adreste geçici bulunmama halinde tebligat memurunun nasıl davranacağı düzenlenmiştir. HGK'nun 29.12.1993 tarih, 18/778-876 sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere Tebligat Kanunu'nun 21 ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir tebligattan söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. tahkik ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna teslim etmesi, 2 numaralı ihbar fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir. Uyuşmazlık konusu olayda davalıya duruşma gününü bildirir tebligat parçasının incelenmesinde adreste bulunmama sebebinin araştırılmadığı ve bu duruma ait beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmadığı anlaşılmaktadır. O halde, dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiğinin kabulü mümkün değildir. Bu durum karşısında, dava dilekçesinin geçerli biçimde davalıya tebliği sağlanmadan ve taraf teşkili yapılmadan yazılı olduğu biçimde davanın esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre, davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeple davalının temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan sebeple davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy