(1086 S. K. m. 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 224, 225) (YHGK 30.04.1997 T. 1996/2-990 E. 1997/362 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.9.2009 tarih ve 2008/829-2009/841 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı sigorta şirketine sigortalı akaryakıt istasyonunda bulunan motorin tankının kapağının gevşek kapatılması sonucu akaryakıtının sızarak zayi olduğunu, hasar bedelinin davalı tarafından teminat kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle karşılanmadığını ileri sürerek, 10.676,30 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın teminat kapsamı içinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, makine kırılması sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili 19.2.2009 tarihli dilekçeyle yetki itirazında bulunmuştur. Yetki itirazı ilk itirazlardan olup, hadise prosedürü içinde incelenir. Buna göre, yetki itirazı mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden davalının yetki itirazının incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur (H.U.M.K. m. 224/II). Mahkeme, davalı gelmese dahi yetki itirazını öncelikle ve esasa girişilmeden önce inceleyip, sonuçlandırır (H.U.M.K. m. 190-196). Yetki itirazının reddine karar verilmiş ise, bu kararın oturumda bulunmayan davalıya tebliği gerekir (H.U.M.K. m. 225). Bu suretle mahkeme hem yetki itirazına dair kararını davalıya bildirmiş hem de esasa dair yargılamanın yapılacağı oturuma davalıyı davet etmiş olur.
Somut olayda, yetki itirazının reddine dair karar oturumda bulunmayan davalı vekiline tebliğ edilmeden, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi savunma hakkını kısıtlayıcı ve hükmün sonucuna etkili olabilecek bir usul hatasıdır (YHGK. 30.4.1997 gün, E.1996/2-990, K.1997/362.). Mahkemece, bu usul hükmüne riayet edilmeksizin işin esasın girilmesi ve yazılı olduğu şekilde karar tesisi doğru olmadığından hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre mümeyyiz davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle mümeyyiz davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 13.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy