(3095 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 275)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Serik Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.04.2008 tarih ve 2006/506-2008/164 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının Serik Şubesine para yatırmak istediğini, vergi numarası, kimlik numarası ve 12.000.00 YTL tutarlı parayı davalının sonradan adını öğrendiği M. K. Ö.'a verdiğini, kendisine bilgisayarda problem olduğunu söylediğini, müşteri hesap defterini yazarak imzalayıp teslim ettiğini, hesap ekstresini almak için başvurduğunda kendisine hesabının olmadığının, imzası bulunan personelin usulsüzlük yaptığının, olayların anlaşılması üzerine intihar ettiğinin söylendiğini, parasının ödenmediğini ileri sürerek, anılan meblağın haksız fiilin yapıldığı 22.04.2005 tarihten itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, müvekkili personelinin veznede görevli olduğunu, hiçbir zaman hesap açma yetkisinin bulunmadığını, hesap cüzdanının elle doldurulduğunu, tek imzalı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ibraz ettiği ve elle düzenlenmiş hesap cüzdanındaki yazı ile imzaların davalı personeline ait olduğu, personelin parayı tahsil ettiği, davalının BK.nun 55 nci maddesi uyarınca sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 12.000.00 YTL'nin 22.04.2005 tarihinden ibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz İtirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, paranın yatırıldığı tarihten itibaren yasal temerrüt faiziyle birlikte alacağın tahsiline karar verilmiştir. Ancak, temerrüt tarihi itibariyle hüküm doğru değerlendirmeler içermediği gibi yeterli incelemeye de dayanmamaktadır. Davacının iddiasını dayandırdığı ve davalının personelinin imzasını içeren hesap cüzdanından hesabın niteliği, başka bir anlatımla vadeli olup olmadığı hususu anlaşılamamaktadır. Davacının davadan önce kendisine parasının ödenmesi için davalıya başvurduğu da dosya kapsamıyla sabittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, hesap açma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. O halde, temerrüt faizine hükmedilirken sözleşmenin sona erdiği tarihe kadar akdi faiz oranın, daha sonra da 3095 sayılı Yasa'da düzenlenen temerrüt faizi hükümlerine göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu durum karşısında, gerektiğinde hesabın niteliği bakımından bankacılık alanında uzman bilirkişiden denetime uygun rapor alınıp, paranın yatırıldığı tarih ile davacının ödenmesi yönünde davalıya başvurduğu tarih arasında bu tür hesaplara uygulanan faiz oranı sorulup, davalı lehine yasal faiz oranı bakımından kazanılmış hakkin doğduğu da dikkate alınıp, paranın yatırıldığı tarihten davacının ödenmesi amaçlı olarak davalıya başvurduğu tarihe yasal faiz oranını geçmemek bu tür hesaplara uygulanan akdi faiz oranı, başvuru tarihinden itibaren de yasal faiz oranı üzerinden temerrüt faizine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy