(2004 S. K. m. 45, 257, 265) (818 S. K. m. 487)
Dava: Taraflar arasında görülen davada B. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 4.3.2010 tarih ve 2010/25-2010/25 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erol Kaplan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, İ.İ.K.nun 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının ihtiyati haciz isteyebileceği, müvekkilleri aleyhine ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, zira alacağın rehinle temin edildiğini ve alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, ihtiyati haciz kararı verilmiş ise de. banka alacağının rehinle teminat altına alınmış olduğu, İ.İ.K.nun 257. maddesi gereğince ancak rehinle temin edilmemiş alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebileceği gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
1) Talep, ihtiyati haciz kararına karşı itiraza dair olup. ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın incelenmesi usulü İ.İ.K.nun 265. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin 4. fıkrasında, mahkemenin itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirip veya kaldırabileceği, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yaparak karar verebileceği belirtilmiş olmasına göre, itirazın duruşma açılarak incelenmesi yasa tarafından zorunlu olarak kabul edilmiştir.
Somut olaya gelince: mahkemece, borçlular vekili tarafından verilen itiraz dilekçesi üzerine taraflara davetiye gönderilmeden, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verilmiş olmasına göre, duruşma açılması yönündeki anılan yasal zorunluluğa uyulmadan itirazın dosya üzerinden sonuçlandırılması doğru görülmemiş olup. kararın öncelikle bu usule aykırılık sebebiyle bozulması gerekmiştir.
2) Kabule göre de, İ.İ.K.nun 45. maddesi hükmüne göre rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu hakkında yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Aynı Kanunun 257. maddesi uyarınca da ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Bahse konu yasal düzenlemeler borçluya yöneliktir. Kefillerin sorumluluğu ise. B.K.nun 487/1. maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre kefil, borçluyla beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını deruhte etmiş ise alacaklı, asıl borçluya müracaatla rehinleri paraya çevirtmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir.
O halde, alacaklı bankanın, kredi sözleşmesinde müşterek müteselsil borçlu ve kefil sıfatı taşıyan borçlular aleyhine rehine başvuru şartı olmaksızın B.K.nun 487/1. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasında engel bir durum bulunmadığı gözetilerek, ipotek belgeleri getirtilip kefalet borcu için ipotek verilip verilmediği ve ihtiyati haciz şartlarının varlığı açısından inceleme yapılmak, eğer ipotek asıl borçlu lehine verilmiş ise kefillere başvurulmasını engellemeyeceği hususu da dikkate alınmak suretiyle bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, ihtiyati haciz kararına itiraz eden Y... A... Et Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden de bir karar verilmesi gerekirken anılan şirket hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olmaması doğru görülmemiş, hükmün alacaklı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın ihtiyati haciz talep eden alacaklı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy