(1163 S. K. m. 53) (1086 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Malatya Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.09.2008 tarih ve 2003/744-2008/337 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ.A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifin 07.10.2003 tarihli genel kuruluna müvekkilinin çağrılmadığını, alınan kararların yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını ileri sürerek, anılan genel kurulda alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 07.10.2003 tarihli genel kurulda alınan 8, 10, 12 ve 13. maddelere ilişkin kararların ana sözleşme ve iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı gerekçesiyle, anılan maddelerin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca, genel kurul kararlarının iptalini isteme hakkı olanlardan biri de, kooperatif üyeleri olup, bu sıfatın, yargılama süresince devam etmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacı hakkında davalı kooperatif tarafından davaya konu genel kuruldan hemen sonra 30.10.2003 tarihinde ihraç kararı verilmiş olup, söz konusu ihraç kararının akıbeti belirgin değildir.
Şu halde, mahkemece, davacının ortaklığının devam edip etmeyeceğine ilişkin olarak söz konusu ihraç kararının akıbetinin araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.06.2010 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy