(2004 S. K. m. 72) (6762 S. K. m. 688)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.06.2007 tarih ve 2002/64 - 2007/328 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Duygu Süzer tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili hakkında dava konusu senetlere dayanılarak Ankara 3. İcra Müdürlüğünde başlatılan takiplerin haksız olduğunu, senetleri imzalayan yönetim kurulunun nakden borçlanma ve senet tanzim etme yetkisinin olmadığını, davalı Y. İnş. Ltd. Şti. ile ibralaştırıldığını, müvekkilinin borcu bulunmadığını ileri sürerek, icra dosyalarında borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı İbrahim A. vekili, iyi niyetli müvekkilinin ciranta alacaklısı olduğundan davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini, borcun dayanağının önemi olmadığını, kooperatif yöneticilerinin yetkilerini aşarak borçlanmalarının kooperatifin sorumluluğunda olduğunu, davacı kooperatifin diğer davalı ile ibralaşması ile geçerli bir borç ilişkisi olduğunu kabul emiş olduğu ve bunun müvekkilini bağlamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Y. İnş. Ltd. Şti. usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı İbrahim A. tarafından borçlular davacı ve diğer davalı hakkında senet alacaklarının tahsili için Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2001/9337, 19850 ve 19853 sayılı dosyaları üzerinden takip başlatıldığı, senetleri düzenleyen Yusuf D. ve Mehmet K.'in tanzim tarihi itibarıyla yönetim kurulu üyesi oldukları, adı geçen yönetim kurulu üyelerine borç alma yetkisi verilmediği, kooperatifin de ana sözleşmeye göre borç almasının mümkün olmadığı, senetlerde nakden kaydının bulunduğu, kooperatife ait defter ve kayıtlarda takibe konu senetlerle ilgili bilgi bulunmadığı gibi nakit giriş kaydına da rastlanmadığı, davacı ile davalı şirket arasındaki 10.12.2001 tarihli ibranamede davalı şirketin 10.11.1999 vade tarihli 10.000 TL, 30.05.2000 vade tarihli 5.000 TL ve 30.06.2000 vade tarihli 5.000 TL bedelli kooperatif senetlerine karşılık hiçbir alacağının bulunmadığını, bu ve bundan sonra tarafından hiç bir senedin borç olarak ileri sürülmeyeceğini ve şirkete iade edeceğini kabul ettiği, isticvaba rağmen davalı şirketin duruşmaya gelmediğinden Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2001/19850 ve 19853 sayılı dosyaları dayanağı davalı şirketin alacaklı olduğu senetler ile ilgili, borçlu olmadığının kabul edildiği, diğer davalı Ahmet A.'un kötü niyetli olduğunun; davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle, davalı Y. İnş. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2001/19850 ve 19853 sayılı dosyalarına dayanak bonolardan dolayı borçsuzluğunun tespitine, davalı İbrahim A. hakkında açılan, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, İİK 72. madde uyarınca açılmış menfi tespit davasıdır. Davacı taraf, Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2001/19850 ve 19853 sayılı takip dosyalarının dayanağı bonoların, lehtar davalı şirkete karşı karşılıksız olduğunu ve diğer davalı hamilin de hak sahibi olmadığını ve aynı zamanda takibe konu senetlerin tanzim yeri olmaması sebebiyle kambiyo senedi niteliği taşımadığını ileri sürmüştür. Davacı tarafça davada davalı hamilin hak sahibi olmadığı iddiası da ileri sürüldüğü halde mahkemece davacının bu iddiaları üzerinde durulmamıştır. Dosya içinde bulunan senet fotokopilerinden yukarıda bahsi geçen takiplere konu senetlerin tanzim yerinin olmadığı anlaşılmaktadır. TTK 688. maddesi gereğince tanzim yerinin bononun zorunlu unsurlarından olduğu ve tanzim yeri olmayan senetlerin kıymetli evrak vasfında olmayıp adi senet vasfında bulunduğundan, senetlerdeki hakkın devri ciro yoluyla değil, ancak alacağın temliki hükümleri ile gerçekleşebilir. Açıklanan tüm bu nedenlerle anılan senet asılları dosya içerisine celp edilerek keşide yeri taşıyıp, taşımadığı araştırılıp, keşide yeri olmadığının saptanması halinde bu şekildeki senetlerle ilgili takiplerde hamil davalı yönünden de isteminin kabulü cihetine gidilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy