(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.09.2008 tarih ve 2008/286-2008/390 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erhan Köse tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 06.03.2005 tarihli genel kurulda imara aykırı olarak 22 adet aynı tip konutun ikiye bölünerek 44 adet bağımsız bölüm yapılması konusunda karar alındığını, kararın iptal edildiğini, 20.04.2008 tarihli genel kurulda ise imara aykırı inşaatların yapımı konusunda aidat toplanmasına ve 2 yeni ortak alınmasına karar verildiğini, kararın 30 ortağın hazır olduğu genel kurulda 8 ret oyuna karşılık 13 kabul oyu ile alındığını, alınan kararların yok hükmünde olduğunu ileri sürerek 20.04.2008 tarihli genel kurulun 6. maddesinin yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, oylamanın usulüne uygun yapıldığını, kooperatif genel kurulunun ortak sayısını tespit etme yetkisinin bulunduğunu, alınan kararların usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 20.04.2008 tarihli genel kurulda inşaatların yapılması amacıyla parasal yükümlülük getirildiği, yapılan inşaatın imara aykırı olduğunun Ankara 4. Ticaret Mahkemesi'nin 2007/425 esas sayılı davası ile anlaşıldığı, konut sayısının yetersizliğine rağmen yeni ortak alınmasına karar verildiği, alınan kararların yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 20.04.2008 tarihli genel kurulun 6. maddesindeki her iki hükmün yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy