(818 S. K. m. 96, 100) (1086 S. K. m. 414)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 2.6.2009 tarih ve 2008/240-2009/118 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Murat Tolan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu 5 adet bononun tahsil için davalı bankanın Beykoz Şubesi'ne teslim edildiğini ancak davalı tarafından bonoların sehven borçlulara gönderildiğinden müvekkilinin bono bedellerini tahsil edemediğini, tahsil için senet borçlularına gönderilen ihtarname ve açılan davalar için gider yaptığını, davalının sözleşmeye aykırı hareket etmesi sebebiyle yapılan giderlerden B.K.nun 96. ve 100. maddeleri gereğince sorumlu olduğunu ileri sürerek, 5.500,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından müvekkiline teslim edilip ilgili şubeye intikal ettirilmeyen bono bedellerinin tahsili için davacının tüm hukuki yolları tüketmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından tahsil edilmek üzere davalıya teslim edilen 5 adet bononun tahsil edilmeden borçlulara iade edildiği, alacağın tahsili için davacının yaptığı giderleri davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 2.837,91 TL'nın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tahsil için davalı bankaya verilen bonoların tahsil edilmeden keşidecilerine iadesi üzerine, davacının, bono bedellerinin tahsili için yaptığı giderleri tahsil sözleşmesine aykırı davranış sebebiyle B.K.nun 96 ve 100. maddelerine göre davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacının hamili olduğu ve tahsili için davalı banka şubesine teslim edilen 5 adet bononun tahsil edilmeden keşidecilerine iade edildiği, davacı tarafından bono bedellerinin tahsili için davalı banka aleyhine açılan davanın, tüm hukuki yollar tüketilmeden bono bedellerinin bankadan tahsil edilemeyeceği gerekçesiyle reddedilerek kesinleştiği, bunun üzerine davacının, bono bedellerinin tahsili için keşidecilere ihtarname gönderdiği cevap alamaması üzerin her bir keşideciye temel ilişkiye dayalı tahsil davası açtığı dosya kapsamıyla sabittir.
Davacı, anılan ihtarname ve davalar için yaptığı, ihtar giderleri, yargılama ve vekalet harçları ile keşidecilere yönelik açılan davalarda ödediği avukatlık ücretinin tahsili için sözleşmeye aykırılık nedenine dayanarak eldeki davayı açmıştır. Ancak, davaya konu giderler keşideciler aleyhine açılan tahsil davalarına ilişkin yapılan yargılama giderleri olup, anılan giderlerin H.M.U.K nun 414 ve devamı maddelerine göre açılan davalarda dava sonucuna göre hüküm altına alınacağı açıktır. Diğer yandan eldeki davada ödenen peşin harç yargılama giderleri kısmında değerlendirildiği gibi, bilirkişice asıl alacak kalemi olarak hesaplandığından bu miktarın dahi tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda, belirtilen yargılama giderlerinin ilgili davalarda gözetileceği ve giderlerin yapıldığı davaların derdest olduğu göz önüne alınarak istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy