(6762 S. K. m. 1417, 1440) (818 S. K. m. 116) (1086 S. K. m. 440, 442)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nce verilen 12.06.2008 gün ve 2007/405-2008/174 sayılı kararı onayan Daire'nin 15.02.2010 gün ve 2008/10855-2010/1663 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya tekne ve harp poliçesi ile sigortalı müvekkiline ait geminin yangın sonucu tam zayi olduğunu, ödenmesi gereken tazminatın 2.008.550 USD olacağı hususunda tarafların mutabakata vardıklarını, batan gemide bulunan davalıya kasko sigortalı araçlar için ödenecek olan 170.000 YTL tazminatın tam ziya tazminatından düşüleceğini, bu hususta onay verilmesini aksi halde tam ziya tazminatının ödenmeyeceğinin müvekkiline beyan edildiğini, davacının ihtirazı kayıtla bu hususu kabul ettiğini, oysa davalının TTK.'nun 1417 ve 1440. madde hükümlerince tam ziya tazminatını ödemek zorunda olduğunu, anılan meblağın tahsiline yönelik takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı gemide bulunan kasko sigortalı iki aracın tazminatlarını ödeyen müvekkilinin kanuni halef olduğunu, yapılan mutabakat ve BK.'nun 116. maddesi kapsamında araç bedellerinin sigorta tazminatından tenzil edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15.02.2010 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK.'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK.'nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK.'nun 442/3. maddesi Hazine'ye gelir hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 15.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy