(6762 S. K. m. 1338)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 11. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.06.2008 gün ve 2007/210-2008/205 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi S.Ç.'in davalının zorunlu trafik, zorunlu karayolu taşımacılık ve zorunlu koltuk sigortacısı olduğu otobüste yolcu iken meydana gelen kazada öldüğünü, zorunlu karayolu taşımacılık sigortası için (40.000)YTL zorunlu trafik sigortası için (3.706)YTL tutarında müvekkillerine, zorunlu koltuk sigortası için de (40.000)YTL tutarında müvekkillerini dolandıran dava dışı M. B'a ödeme yapıldığını ileri sürerek, (40.000)YTL limitli zorunlu trafik sigortası için şimdilik (22.251) YTL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla maddi tazminat talebini (36.294) YTL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı sigortacının iki poliçeden dolayı sorumluluk limitinin toplam (80.000)YTL olduğu, davalı tarafından davacılara 05.11.2004 gününde (30.110)YTL, 03.03.2005 gününde (40.000)YTL ve 21.03.2005 gününde (3.706)YTL ödemede bulunulduğu, davacı G.'nin 16.01.2007 günlü ifadesinde vekalet verdiği dava dışı M. B'ın sigortacıdan (83.000)YTL tahsil ettiğini bildirdiği, sair tanık beyanlarının da bu ödemeyi doğruladığı, dosyaya sunulan belgelere göre (73.760)YTL tanık ve davacı beyanlarına göre (83.000)YTL ödeme miktarının toplam sorumluluk limiti olan (80.000) YTL'na göre makul bir meblağ olduğu, bu halde davacılar vekili tarafından verilen ibranamelerin geçerli bulunduğu ve ödemeler ile sorumluluk limiti arasında açık bir nispetsizlik olduğundan veya ibranamelerin makbuz niteliğinde bulunduğundan söz edilemeyeceği, kaldı ki ödemelerden uzunca bir süre geçtikten sonra 11.05.2007 gününde dava açıldığı dikkate alındığında da ibranamelerin geçerli ve davanın haksız olduğu sonucuna varılacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalıdan tazmini istemine ait olup, davalı sigorta şirketinin davacıların murisi S. Ç'in yolcusu olduğu aracın hem zorunlu trafik, hem zorunlu karayolu taşımacılık, hem de otobüs zorunlu koltuk sigortacısı bulunduğu ve davalı şirketçe düzenlenen bu sigorta poliçelerinin her birinin teminat limitinin ayrı ayrı (40.000.000.000) TL. olduğu hususları dosya kapsamı ile sabittir.
Otobüs zorunlu koltuk sigortası ferdi kaza sigortasının bir türü olup, ölüm rizikosunun gerçekleşmesi halinde sigorta poliçesinde belirlenmiş bulunan ölüm teminatının, maktu bir tazminat olarak hak sahiplerine ödenmesini gerektirir. Sair bir deyişle bu sigorta bir meblağ sigortası olup, ölen sigortalının hak sahiplerinin gerçek zararlarını gidermeye yönelik bir tazminat sigortası değildir. Dolayısıyla TTK.'nun 1338. maddesinde açıkça hükme bağlanmamakla birlikte, otobüs zorunlu koltuk sigortası sözleşmesi uyarınca ödenen meblağ dışında, hak sahiplerinin gerçek zararları bakımından zarar sorumlularından ve bu anlamda zorunlu mali mesuliyet veya zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısından tazminat talebinde bulunabilmeleri mümkündür. Bu halde otobüs zorunlu koltuk sigortasından yapılan ödemenin, hak sahiplerinin gerçek zarar miktarından düşülmemesi gerektiği de tabiidir.
Somut uyuşmazlıkta ise davacılar tarafından işbu davada zorunlu karayolu taşımacılık sigortası veya otobüs zorunlu koltuk sigortası dolayısıyla davalıdan herhangi bir istemde bulunulmamıştır. Dosyaya sunulan tarihsiz ibranameye göre davalı sigorta şirketi tarafından davacılara, zorunlu karayolu taşımacılık sigortası dolayısıyla (40.000.000.000) TL. teminat limitinin tamamı ödenmiştir. Yine davalı tarafından zorunlu trafik sigorta sözleşmesi dolayısıyla S. Ç. mirasçıları vekili Av. Y. S.'nın imzaladığı 21.03.2005 günlü ibranameye göre de davacılara (3.706) YTL ödenmiş olup, anılan ibranamede fazlaya ait talep ve dava hakkı da saklı tutulmuştur. İşbu davanın konusu ise davacılara (40.000.000.000) TL limitli olan zorunlu trafik sigortası dolayısıyla varsa eksik ödemenin tahsili istemidir.
Mahkemece her ne kadar davalı sigorta şirketince davacılara 05.11.2004 gününde (30.110) YTL. tutarında bir ödemede daha bulunulduğu belirtilmiş ise de aynı günlü ibraname ve ödeme dekontuna göre, bu ödeme gerçekte davacılara değil, İ. Ç. varislerinden H.Ç.'e yapılmıştır. Dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinden anlaşıldığı üzere İ. Ç., muris S.'in aynı kazada ölen kardeşi olup, H. ise İ.'in eşidir. Dolayısıyla mahkemece anılan ödemenin davacılara yapılan bir ödeme olarak kabul edilmesi doğru olmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece davacıların uğradığı gerçek zarar miktarından, davalı sigorta şirketince zorunlu karayolu taşımacılık sigortası dolayısıyla ödenen (40.000.000.000)TL ile zorunlu trafik sigorta sözleşmesi dolayısıyla ödenen (3.706) YTL.'nın düşülmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy