(818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 275, 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Fatih 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.7.2009 tarih ve 2008/343-2009/208 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 9.6.2008 tarihinde müvekkiline ait kabloların ve yeraltı güzergahının İstanbul Büyükşehir Belediyesi müteahhidi A... İnş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılan kanalizasyon kazı çalışması esnasında hasara uğradığını ileri sürerek, 20.060,28 TL'nin hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı A... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili, davacının personeli tarafından tutulan tutanağı ve kendilerine tebliğ edilmeyen tespit raporunu kabul etmediklerini, istenen faiz oranının ve başlangıç tarihinin yasal dayanağının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. vekili, poliçenin sigorta primi ödenmediği için iptal edildiğini, bu sebeple bir sorumluluklarının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu zararın davalı A... şirketinin çalışmasından kaynaklandığı, bu şirketin haksız eylemi sebebiyle diğer davalı sigorta şirketinin haksız fiilden kaynaklanan zararı karşılayan sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu, sigorta poliçesinin iptal edildiğine dair bir belgenin sunulmadığı, uzman bilirkişi aracılığıyla meydana gelen zararın tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.012,34 TL tazminatın 9.6.2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Zira davacı tarafça yaptırılan tespit sonucunda alınan bilirkişi raporunda zarar miktarının 20.060,28 TL olarak belirlenmiş olmasına, mahkemece keşif sonrasında alınan raporda ise bu miktarın daha farklı olarak belirlenmesine ve davacı vekilince de keşif sonrası alınan rapora itiraz edilmesine rağmen mahkemece bu itiraz üzerinde durularak, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde yeni bir rapor alınmadığı gibi hangi sebeple hükme esas alınan rapora üstünlük tanındığı da karar yerinde tartışılmamıştır. Bu itibarla, mahkemece, öncelikle tespit dosyası getirtilip bu dosyadaki rapor ile hükme esas alınan rapor arasındaki çelişkiyi ve davacı tarafın hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı olan itirazlarını giderecek şekilde uzman bir bilirkişiden Yargıtay denetimine açık yeni bir rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2) Davalı sigorta şirketinin temyizine gelince; davalı vekili yargılama sırasında müvekkili tarafından yapılan poliçenin, primin ödenmemesi sebebiyle iptal edildiğini savunmuş olmasına rağmen mahkemece bu savunma üzerinde durulmamıştır. O halde, mahkemece söz konusu sigorta poliçesinin aslının veya okunaklı bir suretinin getirtilmesi, poliçenin iptal edilip edilmediğinin araştırılması ve meydana gelen zararın poliçe kapsamında kalıp kalmadığının, poliçede üçüncü kişi yararına sigorta yapılıp yapılmadığının belirlenmesi suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu sebeple de davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı sigorta şirketi yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 24.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy