(3167 S. K. m. 6, 10) (1086 S. K. m. 427)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Denizli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.08.2009 gün ve 2008/128 - 2009/940 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin aralarındaki ticari ilişki nedeniyle davadışı İ
Ö
tarafından keşide olunan bir adet çeki, davalı muhataba ibraz ettiğinde, keşidecinin ödemeden men talimatı nedeniyle kendisine ödeme yapılmadığını, davalı bankanın konuya ilişkin yasa hükümlerini yanlış uyguladığı gibi 3167 sayılı Yasa'nın 10. maddesi uyarınca karşılıksız çıkan çekten ötürü yasal olarak ödemesi gereken tutarı da ödemediğini beyanla 435.- TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin keşidecinin ödemeden men talimatı vermesi nedeniyle ödenmediğini, bu nedenle karşılıksız çek olarak nitelendirilemeyeceğini, öte yandan ibraz işleminin takas odası aracılığıyla yapılmış olmakla müvekkilinin, 3167 sayılı Yasa'nın 6/4 üncü maddesi uyarınca çek yaprağından ötürü sorumlu olduğu tutarı da ödemekle yükümlü bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dava konusu çekin ibrazında karşılığının bulunmadığının yapılan araştırmayla anlaşıldığı, karşılığı bulunmayan bir çekle ilgili olarak keşidecinin ödemeden men talimatı vermiş olması olgusunun, davalı bankanın 3167 sayılı Yasa'nın 10. maddesinde belirtilen yükümlülüğünü yerine getirmekten alıkoyamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 435.-TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı banka vekili, yerel mahkemece kesin olarak verilen bu kararın yasa yararına bozulması talebiyle Adalet Bakanlığı'na başvuruda bulunmuş, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 22.04.2010 tarihli yazısıyla yerel mahkeme hükmünün dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Yasa'nın 6/son maddesine aykırı olduğundan bahisle, hükmün yasa yararına bozulması talebiyle temyiz edilmesi konusunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan talepte bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.05.2010 tarihli yazısıyla hükmün HUMK'nun 427/6 ncı maddesi uyarınca yasa yararına bozulması istenilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Yasa'nın 6/son maddesinin, madde başlığından da anlaşılacağı üzere, bankalar tarafından takasa sunulan ve karşılığı hiç veya tam olarak bulunmadığı saptanan çekler bakımından teknik zorunluluk nedeniyle yasaya eklenmiş bir hüküm niteliğinde olup münhasıran bankalar arası hesaben tesviye işlemlerine ilişkin bulunduğunun açık olması, takasa sunularak karşılığının bulunmadığı saptanan çeklerin, takas işlemine konu edildiği andaki hamili konumunda bulunan bankalarca, kısmen yahut tamamen karşılıksızlığı usulen saptandıktan ve asıl hamile iadesinden sonra, asıl çek hamilinin, karşılıksız çıkan çeki muhatap bankaya zamanaşımı süresi içerisinde tevdi ederek, 3167 sayılı Yasa'nın 10. maddesinde belirtilen sorumluluk tutarının ödenmesini talep etmesinde yasaya bir aykırılık bulunmamasına, konuyla ilgili olarak farklı yargısal uygulamalar bulunduğu anlaşılmakla birlikte bu gibi çekler bakımından bankanın asıl hamile karşı olan ödeme sorumluluğunun bulunduğu konusunda doktrinde genel olarak ittifak edilmiş olmasına (bkz. Reisoğlu Seza, Türk Hukukunda ve Bankacılık Uygulamasında Çek, sh. 229-230, p.2-4'deki açıklamalar; Durgut, Ramazan, Kambiyo Senetlerinde Sebepsiz Zenginleşme, sh. 48, p.2-3) ve Dairemiz uygulamalarının da bu yönde oluşmasına, yasa yararına bozma talepli yazıda başkaca temyiz nedenlerine yer verilmemiş bulunmasına nazaran Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.05.2010 tarih ve 107509 sayılı yasa yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.05.2010 tarih ve 107509 sayılı olan yasa yararına bozma isteminin REDDİNE, karardan bir suretin ve dosyanın yasal gereğinin ifası için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 18.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy