(1163 S. K. m. 14)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.3.2010 tarih ve 2008/273 - 2010/39 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 25.8.2005 tarihinde, davalının hissesinin bulunduğu, dava dışı Y... Y... Konut Yapı Kooperatifi'nde bulunan A3 B1.22. numaralı daireyi 50.000 TL bedelle devraldığını, bu sırada davalı ile kooperatif sorumlusu N. Ç. kendisine daireyi gösterdiklerini, 2005 yılı Kasım ayında bitirileceğini belirttiklerini, sonradan kooperatif yöneticilerinin aynı daireyi usulsüz olarak birden fazla kişiye sattıklarının ortaya çıktığını, Üsküdar Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/135 esas sayılı dosyasında yargılamalarının devam ettiğini, davacının hiçbir zaman daireyi teslim almadığını, şu anda başka bir kişinin oturduğunu, davalının devraldığı daireyi usulsüz işlemleri öğrenmesi sebebiyle 5 ay sonra müvekkiline sattığını, 5.000 TL'nin kendilerine iade edildiğini ileri sürerek, bakiye alacağı 45.000 TL'nin dava tarihi itibariyle güncellenmiş değerinin temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kendisine ait kooperatif hissesini 25.8.2005 tarihinde 50.000 TL bedelle davacıya devrettiğini, 25.12.2006 tarihinde davacının müvekkilini arayarak kooperatif yöneticilerinin usulsüz işlem yaptığını belirttiğini, davalının olayda hiçbir kusuru olmamasına rağmen hisse satışından elde ettiği 5.000 TL karı davacıya geri verdiğini, aralarında alacak ve borç kalmadığına dair ibraname düzenlendiğini, müvekkilinin dolandırıcılık olayına iştirak ettiğine dair delil bulunmadığını, davacının ceza dosyasındaki ifadesinde, usulsüzlükleri 2006 yılı ağustos ayında öğrendiğini belirttiğini, davanın sebepsiz zenginleşmeye dayandığını, 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hisse devir sözleşmesinin 50.000 TL bedelle yapıldığına ve 5.000 TL'nin geri ödendiğine dair ihtilaf bulunmadığı, hisse devri gerçekleşmemişse devralanın, devredene ödemiş olduğu miktarı uyarlanmış haliyle talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 64.125 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalıdan kooperatif hissesi ve bu hisseye bağlı konutu devraldığını ancak konutun kendisine teslim edilmediğini, konutta başkasının oturduğunu belirterek, ödediği tutarın bakiye kısmı olan 45.000 TL'nin denkleştirilmiş karşılığını talep etmiştir. Davalı ise kendisinin de devir suretiyle ortağı olduğu kooperatif hissesini davacıya devrettiğini savunmuştur. Bu durumda taraflar arasındaki ihtilafın halli esas itibariyle davalının dava dışı kooperatifin ortağı olup olmadığı ve kooperatif ortağı ise davacıya yapılan devrin geçerli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, uyuşmazlığın 1163 Sayılı Kanun hükümlerine göre değerlendirilerek, yukarda belirtildiği üzere davalının dava dışı kooperatife ortak olup olmadığı, ortak ise davacıya yapılan devrin geçerli bulunup bulunmadığı ve buna nazaran konut teslim edilmemesinde hukuki sorumluluğu davalıya mı yoksa ortağı bulunduğu kooperatife mi ait olduğu değerlendirilip, neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, uyuşmazlığın taşınmaz satımı olarak değerlendirilerek yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy