(1086 S. K. m. 440, 442)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.12.2007 gün ve 2007/130-2007/305 sayılı kararı onayan Daire'nin 05.11.2009 gün ve 2008/6849-2009/11453 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin 1983 yılından beri ticari faaliyette bulunduğunu, ürettiği ürünlerde yıllardır tescilli olan Zambo markasını kullandığını, davalı tarafın müvekkiline ait tescilli Zambo markasını bildiği halde kötü niyetli olarak ve haksız rekabet yaratacak şekilde Zambolans ibaresi için marka tescil belgesi aldığını, aynı iştigal konusunda ve müvekkilinin markasına benzer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, Zambolans ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markasının davacının markasından farklı olduğu gibi her iki markanın tescil sınıfları ve eşya listelerinin de farklı bulunduğunu, müvekkilinin henüz bu marka ile üretim yapmadığını, dolayısıyla davacının karışıklık oluşacağı iddiasının varsayıma dayalı olduğunu, davacının bu davanın görülmesinde hukuki menfaatinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacının Zambo esas unsurlu markaları ile davalının Zambolans ibareli markası arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu, pastane ürünleri, şekerlemeler, çikolatalar, kakao ve kahve bazlı ürünler yönünden ortalama bir tüketicinin davalının Zambolans markalı ürünlerinin davacıya ait olduğunu veya her iki firma arasında ekonomik yönden bir bağlantı bulunduğunu, Zambolans markasının davacının markalarından ve yeni çıkardığı ürünlerinden birisi olarak düşünmesinin mümkün olduğu, bu durumda aynı veya benzer görülen sınıflarda yer alan emtialar yönünden hükümsüzlük kararının verilmesi, farklı sınıf ve alt sınıflar yönünden ise hükümsüzlük isteminin reddi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın, davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 05.11.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK'nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 03,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 172.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 04.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy