(6762 S. K. m. 1301)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Kazan Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30/12/2009 tarih ve 2009/167-2009/492 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Numan Acar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince dâhili su basması teminatı içerir işyeri paket sigorta poliçesiyle sigortalanan işyerinde meydana gelen rizikoda hasarın sigortalıya ödendiğini ve bina maliki olarak davalıların kusursuz sorumluluğunu bulunduğunu ileri sürerek, 5.454,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin zararın oluşumunda kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddi istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hasarın oluşumuna sigortalı işyerinin üst katındaki klozete temiz su bağlantısını sağlayan spiral borunun patlamasının neden olduğu, bu nedenle binanın ortak su tesisatından ve gereği gibi yapılmaması veya bakımsızlığından kaynaklanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK 1301 maddesi uyarınca rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre B.K.nun 58 nci madde hükmü uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan dolayı sorumludur. Bu maddedeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumluluk kusura dayanmadığı gibi, malikin kurtuluş beyyinesi getirmesi de mümkün değildir. Ancak illiyet bağını kesen, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru veya mücbir sebep var ise bunları kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir.
Somut olayda da dosyaya ibraz olunan tapu kaydına göre davalılar zarara neden olduğu bildirilen 6 nolu bağımsız bölümün maliki bulunmalarının yanı sıra mahkeme gerekçesinin aksine teknik bilirkişi raporunda "zarara sebebiyet veren spiral borunun oldukça uzun olduğu ve TSE'siz malzeme kullanıldığının" tespit edilmiş olması karşısında davanın yazılı gerekçeyle ret edilemeyeceği açıktır.
Bu itibarla mahkemece, davalı bağımsız bölüm maliklerinin sorumluluklarının yukarıda açıklanan mevzuat çerçevesinde değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.01.2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy