(Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR) m. 23)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11/02/2010 tarih ve 2008/1135-2010/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Can Sibel Meral tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Rusya'da faaliyet gösteren Akmalko firmasına sattığı malların nakliyesi için davalıyla anlaştığını, malları teslim edip nakliye bedelini de ödemesine rağmen davalının malları alıcısına teslim etmediği gibi müvekkiline de iade etmediğini, davalı hakkında yapılan icra takibinin itirazla durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıması yapılacak emtianın müvekkile teslim edilmediğinden müvekkilinin navlunu hak ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının haklı bulunarak davalıdan işlem tarihindeki TCMB döviz alış kurlarına göre TL karşılığının 2.523.54 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, takibin 2.523.42 TL asıl alacak 35.33 TL işlemiş faiz yönünden davamı ile %40 icra tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak taşıyan aleyhine açılan bu dava CMR 23'üncü maddesi kapsamında talep edilen tazminat davası olup davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmişse de, özü itibariyle tazminat istemine yönelik olan bu davada alacağın saptanması bilirkişilerce yapılacak inceleme ve mahkemece takdir olunmasına bağlı bulunduğundan, gerek icra takibi tarihinde gerekse de dava tarihinde alacağın likit olduğundan söz edilemez. O halde, mahkemece davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.01.2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy