(6183 S. K. m. 79)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.03.2010 tarih ve 2009/396-2010/136 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi V.Y. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı; Şahinbey Vergi Dairesi'nce vergi borcu nedeniyle banka hesaplarına haciz uygulanması için davalı bankaya yazılı bildirimde bulunulması üzerine, davalı banka tarafından bankadaki hesaplarına bloke konulduğunu, ancak bloke konulan Gaziantep Merkez Şubesi'ndeki hesabın maaş hesabı olup, haczin kendisinin çalıştığı kurum aracılığı ile uygulanması gerekirken doğrudan uygulanmasının yasal olmadığını, kaldı ki vergi dairesinin haciz yazısının çalıştığı kurum tarafından da alındığını, davalının, maaşına bloke koymakla ikinci kez kesinti yapmak suretiyle mağduriyetine sebep olduğunu, öte yandan 657 sayılı Yasa uyarınca maaşından ancak 1/3 oranında kesinti yapılabilecekken tamamının bloke edildiğini ileri sürerek, maaş hesabındaki ve diğer hesaplarındaki blokenin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankada maaş hesabı adı altında bir hesap türü bulunmadığını, hesabın mevduat hesabı olduğunu, davacının hesabına yatan paranın maaş olduğunun teknik olarak tespit olunamayacağını öte yandan blokenin vergi dairesinin istemiyle konulduğunu ve onun tarafından kaldırılabileceğini, husumetin bankaya yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının maaş hesabı üzerine ancak çalıştığı kurumu aracılığı ile haciz konulabileceği, bu halde de davacının maaşının ancak 1/3'ünün haczedebileceği, davalı bankanın uygulamasının yasaya uygun düşmediği gerekçesi ile, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının hesaplarına konulan blokenin kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
6183 sayılı Yasanın 79/2. maddesi uyarınca, Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri; amme borçlusunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bankaların şubelerine doğrudan veya mahallindeki tahsil dairesi aracılığı ile tebliğ edileceği gibi Maliye Bakanlığınca belirlenecek tutarın üzerindeki alacaklar için doğrudan bankaların genel müdürlüklerine de tebliğ edilebilir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, somut uyuşmazlıkta davacının hesaplarına dava dışı vergi dairesinin yazısına istinaden bloke konulmuş olup, söz konusu bloke bankanın re'sen gerçekleştirdiği bir işlem niteliğinde değildir. Şu halde konulan bloke nedeniyle davalı bankanın sorumluluğunun bulunmadığı gözetilmeksizin, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy