(1086 S. K. m. 17, 21) (818 S. K. m. 100)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.02.2008 tarih ve 2003/449 - 2008/60 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılardan şirket vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.10.2010 gününde davacı avukatı Lokman Hekim Temur ile davalılardan Global Menkul Değerler A.Ş. avukatı Bülent Uğurses gelip, diğer davalılardan E. D.'a ilanen tebligat yapılmış olmasına rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili A. A.'ın 23 Temmuz 2003 tarihinde Global Menkul Değerler A.Ş. Adana Şubesi'ne 56.256.355.091.-TL para yatırdığını, bu işlemden sonra 89.555.900.000.-TL tutarında 4127 lot Ereğli Demirçelik hisse senedi alım talimatı verdiğini, ancak müvekkilinin talimatı olmadan satım işleminin açıktan yapıldığını sonradan öğrendiklerini, müvekkiline alım yapıldığına dair ve parasının şirket hesaplarında olduğuna dair dekontlar verildiğini, bu alımdan sonra müvekkilinin başka bir banka hesabına virman talimatlarına rağmen 4127 lot Ereğli demir çelik hisselerinin virman işleminin yapılmadığını, şirket hesaplarında oynama yapan şirket yetkilisi diğer davalı E. D.'un üçüncü kişilere vermiş olduğu zararlardan Global Menkul Değerler A.Ş.'nin sorumlu olduğunun açık olduğunu, bu kişinin ceza davasındaki savunmasının iddiayı doğruladığını ileri sürerek, şimdilik 56.524.355.091.-TL paranın yatırılma tarihinden itibaren en yüksek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, talimatı olmadan yapılan satım işleminden ve yapılmayan virmandan doğan diğer her türlü zararlarının tespitini, 02.04.2004 tarihli dilekçesinde ise, Ereğli Demirçelik hisse senedi alım talimatı ile alınan hisse değerinin 84.215.155.091.-TL olup, bunun 05.08.2003 tarihli dekonta göre davalıdaki hesabına geçtiğini, yatırdığı ilk paranın çeşitli hisse senetleri alım ve satımı ile bu meblağa ulaştığını ileri sürerek, 27.690.800.000.- TL daha zararın tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalı Global Menkul Değerler A.Ş. vekili, davacının 56.254.355.091.-TL para yatırdığını ancak 89.555.900.000.-TL tutarında alım emri verdiğini iddia ettiğini, davacının yatırdığı paranın çok üzerinde alım talimatı verdiğini, E. D. ile işbirliği içerisine girmiş olmasının muhtemel olduğunu, davacı alım emri vermediği halde hisse senedi alındığını, anında satılarak sisteme giriş yapıldığını, müşteriye para yatırmadığı halde para yatırmışçasına sahte portföy verildiğini, ayrıca para yatırılmadığı halde hisse senedi alım satımı yapıldığını, E. D.'un ev aramasında sahte portföylere de rastlandığını, sistemin elektronik ve otomatik olarak sırf alım satım işlemi yapıldığı için komisyon hesaplandığını, müşteri hesabına alacak kaydedildiğini, ekstranın de davacının adresine gönderildiğini, hesabında para olmadan davacının alım satım talimatı olmadığı halde, hisse senedi alım satımı yapıldığının anlaşılması üzerine davacının hesabına alacak kaydedilen komisyon borcu ve ferileri düzeltilerek davacının borcundan düşüldüğünü ve ekstrenin düzeltildiğini, davacının parasını şirkete değil çalışana ödediğini, yatırım uzmanlarının müşterilerden para tahsil etme ya da ödeme yapma gibi bir yetkisi bulunmadığını, şubelerdeki tüm nakit hareketlerinin vezne aracılığı ile gerçekleştirildiğini, vezne tarafından gerçekleştirilen tüm nakit işlemlerinin de şirket kaşe ve yetkili imzalarını taşıdığını ve müteselsil numara taşıyan tediye ve tahsil makbuzlarının bir nüshasının müşterilere teslim edildiğini, davacının her şeyden önce zararın varlığını ispat etmek zorunda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı E. D., davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın, davacı tarafından davalı şirkete hisse senedi alımı amacıyla yatırılan, ancak davalı hesaplarında yazılı olmayan 56.255,35 TL'nın davalılardan tahsili isteminden oluştuğu, davalı E. D., diğer davalı Global Menkul Değerler A.Ş.'nin çalışanı olup, hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan yapılan yargılama sonucu toplam 20 yıl 24 ay hapis ve 577.940,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olduğu, kararın henüz kesinleşmediği, ceza yargılamasında davaya katılan A. A.'ın sanığa 50.000,00 TL para verdiğini, sanığın da karşılığında bilgisayar çıktısı verdiğini, hisse senedi alacağız, kar edeceğiz diye söylediğini, hisse senedinin satışı (HSBC Banka Virmanı) için talimat vermediğini ifade ederek, sanığın cezalandırılmasını istemiş olup, aynı yargılamada sanık E. D. ise savunmasında, A. A.'ın Global Menkul Değerlerin müşterisi olduğunu, Temmuz 2003 sonlarında 50.000,00 TL gönder, hisse senedi alıp, kazanabiliriz diye söylediğini, onun da getirdiğini, başka bir müşterisinin haberi olmadan yapılan bir işlemden zarar edilmesi nedeniyle, bu parayı ona verdiğini, A. A.'dan 50.000,00 TL'den başka para almadığını açıkladığı, davacı ve davalı E.'nun ceza yargılamasındaki birbiriyle örtüşen ifadelerine göre davacının davalıya 50.000,00 TL verdiğinin doğrulanmış bulunduğu, böylece, davacının ödediği 50.000,00 TL'nin şirket kayıtlarına geçmediği, 89.559,00 90 TL'lik hisse senedi alımı için ayrıca bir ödeme yapılmadığı, davacının hesabının olması nedeniyle aynı tarihte davalı E. tarafından hisse senedi alış ve satışının kayden gerçekleştirildiği, davacıya verilen portföy bilgilerinin doğru olmadıkları, E. D.'un usulsüz işlemleri davalının yarattığı güven ortamından yararlanarak gerçekleştirmiş olup, davacının E. D.'un yaptığı işlemlerden kuşkulanmamasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, kusurlu sayılamacağı, davacının yanıltılması nedeniyle davalı şirketin sorumlu olması gerektiği, her ne kadar dosya üzerinde 3 kez bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da raporların karara dayanak oluşturacak nitelikte görülmediği, zarar miktarının (50.000,00 TL) olduğunun anılan beyanlardan anlaşıldığı, davalı E. D. ile davalı Global Menkul Değerler'in çalışan-çalıştıran ilişkisi nedeniyle, oluşan zarardan birlikte ve dayanışmalı olarak sorumlu tutulmaları gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 50.000,00 TL'nın 21.08.2003 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan şirket vekili temyiz etmiştir
Davacının, davalı şirketin Adana şubesi ile yaptığı sözleşmeden doğan uyuşmazlığın işbu dava konusunu oluşturması karşısında, HUMK'nun 17. maddesi uyarınca şubenin bulunduğu yer ve eylemin haksız eylem niteliği karşısında da aynı Kanun'un 21. maddesi uyarınca haksız fiilin işlendiği yer itibariyle mahkemenin yetkili olması nedeniyle davalılardan şirket vekilinin aksi yöndeki temyiz itirazları isabetsizdir.
Diğer yandan, davacısı farklı, davalısı aynı şirket olan aynı tür uyuşmazlıklara ilişkin Dairemizce daha önce temyiz ve karar düzeltme incelemesi yapılmış ve sonuca bağlanmış olan ilamlardan birinde, aynı mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine 09.11.2009 tarih ve 2008/7203 Esas, 2009/11556 Karar sayılı ilamımızda şirket çalışanının eyleminden şirketin BK'nun 100. maddesi uyarınca sorumlu olduğu belirtilmiş, çalışan E.'nun davacıya yönelik eylemlerini ikrar etmek suretiyle ceza mahkemesinde mahkum olduğunun anlaşıldığı hususuna yer verilmiş olup, olayın kuşku bırakmayacak kadar belirgin olması karşısında ceza ilamının kesinleşmediği olgusunun dikkate alınmasına Dairemizce gerek görülmediği anlaşılmaktadır. Bu ilamımızın düzeltilmesi isteği de Dairemizce 11.05.2010 tarih ve 1146/5211 esas ve karar sayılı ilamımızla reddedilmiş ve bozma ilamımız kesinleşmiştir. İşbu davada da mahkemece aynı sonuca varılmış olup, kararın onanması gerekmiştir.
Öte yandan, davacısı başka, davalısı aynı olan aynı tür uyuşmazlık ile ilgili bir başka olayda aynı mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizce 24.04.2008 tarih ve 2006/13211 Esas, 2008/5487 Karar ile onanmış ise de karar düzeltme yoluna başvurulmamış ve Dairemizce karar düzeltme incelemesi yapılmamış olması karşısında, onama ilamımız işbu davada emsal görülmemiş ve dikkate alınmamıştır.
Bundan başka, davanın kısmen kabulüne dair aynı mahkemenin başka bir davacı ve aynı davalı şirket için verdiği karar, Dairemizce 05.05.2009 tarih ve 2008/11609 Esas, 2009/5371 Karar sayılı ilamımızla onanmış, karar düzeltme itirazları 23.10.2009 tarih ve 8959/10887 esas ve karar sayılı ilamımız ile ilke bakımından reddedilmiş, hesabın üzerindeki başka bir havale işlemi ile sınırlı olarak araştırmaya sevk edilmek suretiyle davalı yararına bozma yapılmış olup, bu ilamın işbu davaya konu uyuşmazlığın çerçevesi dışında kalan bir kesite ilişkin olması nedeniyle işbu davada dikkate alınması gerekmemektedir.
Bu açıklamalara ve dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılardan şirket vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.295,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy