(6762 S. K. m. 520)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 1.10.2009 tarih ve 2005/528-2009/450 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin G... Limited Şirketindeki hisselerini devretmesi sebebiyle davalılarla aralarında protokol düzenlendiğini, davalıların protokollerde düzenlenen hususlara uymamaları sebebiyle her bir davalı için ayrı ayrı 10.000 TL cezai şartın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların, taraflar arasında düzenlenen protokol hükümlerine uymadıkları gerekçesiyle davanın kabulüyle ayrı ayrı 10.000 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket hisse devrinden kaynaklanan cezai şartın tahsili istemine ilişkin olup, dosya içeriğinden davacının dava dışı G... Limited şirketinde mevcut hisselerini davalılara devri yönünde taraflar arasında protokol düzenlendiği anlaşılmaktadır. Limited şirket hisse devrine ilişkin düzenleme TTK'nun 520. maddesinde yer almakta olup devrin geçerliliğinden söz edilebilmesi için öncelikle devrin noter huzurunda yapılması, devrin pay defterine kaydedilmesi, bu konuda ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olması gerekmektedir. Mahkemece, taraflar arasında yapılan protokole dayanak teşkil eden devre ilişkin noter huzurunda yapılmış olan limited şirket hisse devir sözleşmesi bulunup bulunmadığı varsa devrin diğer koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırıldıktan sonra işin esasına girilerek oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy