(6762 S. K. m. 726)
Dava ve Karar: Hasımsız olarak görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28/04/2010 tarih ve 2009/368-2010/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Duygu Süzer tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin alacaklısı olduğu E. S. tarafından keşide edilen 04.02.2009 keşide tarihli ve 5.363,00 USD bedelli çeki teslim alıp ciroladığını, ilgili çekin bankaya ibraz edilerek karşılıksızdır kaşesinin vurulduğu, ancak 18.10.2009 tarihinde müvekkili şirket yetkilisinin çekin içinde bulunduğu çantasının çalındığını ileri sürerek, çekin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, çekin 04.02.2009 tarihinde bankaya ibraz edildiği ve aynı tarihte karşılıksız kaşesinin vurulduğu, bu tarihten dava tarihi olan 30.10.2009 tarihine kadar 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğu, çekin kıymetli evrak niteliğini yitirdiğinden TTK'nun ilgili hükümlerine göre iptalinin istenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, çekin zamanaşımı nedeniyle kıymetli evrak niteliğini yitirdiği ve TTK'nun ilgili hükümleri nedeniyle iptali istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, işin mahiyeti icabı bir senedin iptaline karar verebilmek için, senedi zayi eden şahsın, yani iptal talebinde bulunan davacının, senette mündemiç hakkının ortadan kalkmamış olması gerekir. Senetteki hakkın zamanaşımına uğramış bulunması iptal kararı verilmesini engellemez.(Prof. Dr. Fırat Öztan Kıymetli Evrak Hukuku 2. Bası s.270) Bu durumda, davanın kabulüne karar vermek gerekirken, bu husus nazara alınmadan yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy