(818 S. K. m. 21, 62)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.01.2010 tarih ve 2009/165-2010/11 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı V. Ş. tarafından müvekkiline olan borcuna karşılık olmak üzere gayrimenkul ipoteği verdiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılarak söz konusu taşınmazın alacağa mahsuben devralındığını buna rağmen davalı bankanın müvekkilinden 12.000 TL aldığını ileri sürerek, ihtarname ücretiyle birlikte 12.090 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu paranın alındığı tarihle dava tarihi arasında B.K. md. 21'de düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü sürenin ve B.K. md. 62'deki 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı bankaya 12.000 TL ödeme yapıldığını, bu paranın ne amaçla alındığının belirtilmediğini iddia ederek işbu davayı açmış, davalı banka vekili ise davacının, dava dışı V. Ş. isimli ipotek borçlusunun taşınmazını devraldığını, bu amaçla ipotek alacaklısı olan müvekkili bankadan ipoteğin fekkini talep ettiğini, müvekkili bankanın ise ipotek teminatı olarak davaya konu bedeli davacıdan tahsil ettiğini savunmuştur. Mahkemece yukarda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmişse de, dosya içeriğinden taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği anlaşılamamaktadır. Bu durumda öncelikle davacı, dava dışı ipotek veren ve davalı banka arasındaki hukuki ilişkinin ne olduğu, davaya konu paranın ne amaçla davacıdan tahsil edildiği ve ipoteğe dayanak olan işlemin niteliği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, olayda uygulama yeri bulunmayan B.K.'nun gabin ve borç olmayan şeyin tediyesine dair hükümlerine dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy