(6102 S. K. m. 520)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Mengen Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04/03/2010 tarih ve 2008/50-2010/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erhan Köse tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı A. arasında 23.04.2007 tarihli protokol düzenlendiğini, davacının gerekli şartları yerine getirdiği halde, davalının 7. ve 10. maddelerde belirtildiği şekilde iki aracın müvekkili adına devrini sağlamadığını, ayrıca diğer iki aracın satışından elde edilecek gelirin yarısını ödemediğini ileri sürerek, araçların davacı adına tescilini, 16.750 TL araç satış bedelinin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, 24.03.2007 tarihli protokolün hisse devir vaadi niteliğinde olduğunu, TTK'nun 520. maddesi gereğince yazılı şekilde yapılması ve imzanın noterce tasdik edilmesi gerektiğini, bu şartları taşımayan protokolün geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'nun 520. maddesi gereğince pay devri veya devir vaadinin yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında hüküm ifade etmeyeceği, geçersiz olan sözleşmeye göre de herhangi bir alacağın veya borcun istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava, limited şirket hisse devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, davacının davalıya limited şirket hisselerini devredip devretmediği, bu devre mukabil aralarındaki protokol gereğince davalı şirketten iki aracın tescilini ve bir aracın satışı bedelini talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davacı ile davalı A. Ö. D. arasındaki protokolün TTK'nun 520. maddesi gereğince imzasının noterce tasdik ettirilmediği, ilgililer arasında hüküm ifade etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf aralarındaki protokol gereğince üzerlerine düşen edimleri yerine getirdiklerini ileri sürmüş, ancak bu iddiaya ilişkin olarak davalı şirket sicil kayıtları incelenip değerlendirilmeden hüküm tesis edilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, davalı şirkete ait sicil kayıtları getirtilip, davacının iddia ettiği gibi protokolün 2. maddesi gereğince % 48,5 hissesini davalı A.Ö. D.'a devredip devretmediği, bu protokole göre davalılardan talepte bulunup bulunamayacağı değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın anılan taraf yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/01/2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy