(2004 S. K. m. 261)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 3.2.2010 tarih ve 2010/134-2010/134 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. G. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz isteyen banka vekili, genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarına rağmen 11.877,93 TL'lik borcun ödenmediğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, hesap kat ihtarının borçluya tebliğ edilmediği, alacağın muaccel hale gelmediği, ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz isteyen banka vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Alacaklı banka tarafından hesap kat edilerek borçluya ihtarname gönderilmiştir. Alacağın muaccel hale gelebilmesi için kredi hesabının kat edilmesi yeterli olup, ayrıca hesabın katına ilişkin ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliği zorunlu değildir.
Bu durumda, mahkemece, yukarda yapılan açıklama çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın ihtiyati haciz talep eden yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde ihtiyati haciz isteyene iadesine, 30.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy