(6098 S. K. m. 49)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03/02/2010 tarih ve 2008/11-2010/11 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mehmet Alper Bostancı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin işyerinin davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını ancak işyerinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle davalı tarafça müvekkiline ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 35.090 TL'nın olay tarihi olan 14.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait işyerinde meydana gelen hırsızlık eyleminin sigorta kapsamında yer aldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 25.807,21 TL'nın 16.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının işyerinde meydana gelen hırsızlık eyleminin sigorta poliçesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, dosya içeriğinden, hasar bedelinin bilgisayar ve aksamının fatura değerleri üzerinden hesaplandığı, fatura tarihleri ile riziko tarihi arasında geçen süre zarfında söz konusu emtianın kullanım sonucunda ikinci el cihaz haline geldiği ve zararın bu nitelikleri itibariyle belirlenmesi gerekir iken bilirkişiler ve mahkemece bu hususun göz önüne alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davaya konu emtianın ikinci el fiyatları üzerinden yapılacak değerlendirme ile davacının gerçek zararının tespiti gerekirken değinilen şekilde, fatura bedelleri üzerinden değer tespiti yapılarak sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy