(6102 S. K. m. 786)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.06.2009 tarih ve 2007/6-2009/332 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Güliz Okyar Çalışkan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yurt genelindeki telefon ve kontör bayilerine sattığı kontörleri kargo şirketleri vasıtasıyla gönderdiğini, davaya konu 350 adet kazı konuş kartı 25.08.2005 tarihinde davalı şirket şubesine teslim etmiş ise de, varış adresine teslim edilmediğini, zararlarının karşılanmadığını, başlatılan takibe de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kargonun çalınması üzerine zarar karşılanmak istendiğinde değerinin 6.419,50 TL olarak bildirildiğini, bu kadar değerli olduğu iddia edilen kargonun sevk irsaliyesinin verilmediğini, göndericinin kargo içeriği miktarını ispat edemediğini, talep edilen tazminat miktarının afaki olduğu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kontörlerin kıymetli eşya niteliği taşıdığı, davacı tarafça taşıma öncesi kıymetli eşya bildiriminde bulunulmadığı gibi sevk irsaliyesi de ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıması davalı tarafça üstlenilen kargonun kaybından kaynaklanan zarar istemine ilişkindir. Taraflar arasında kargonun çalındığı yönünde bir çekişme bulunmamakta, uyuşmazlık kargonun içeriği ve miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Davalı taraf, değerli olduğu iddia edilen bir kargoya ilişkin beyanın taşıma öncesi yapılması gerektiğini savunmuş, mahkemece de taşıma öncesi kıymetli eşya bildiriminde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı vekilince dosyaya ibraz edilen 10.04.2007 havale tarihli cevap dilekçesinde, davacı tarafından içeriği kontör olarak beyan edilen 1 adet kargonun teslim alındığı belirtilmiştir. Söz konusu davalı savunmasının TTK 786/2. maddesi anlamında beyan niteliğinde olup olmadığı tartışılmaksızın yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı lehine bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy