(6100 S. K. m. 266)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12/02/2009 tarih ve 2004/671-2009/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erhan Köse tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı bankada TL, USD, EURO hesaplarının bulunduğunu, paranın hazine bonosu ve likit fonda değerlendirilmesi için talimat verdiklerini, sonradan banka çalışanı D. E.'un usulsüz işlemler yaptığını öğrendiklerini, sahte imzalarla hesaplarından para çekildiğini ileri sürerek, hesaplarındaki paranın hazine bonosu ve likit fon olarak değerlendirilmesi durumunda getireceği faiz getirisi de hesaplanarak 1.000 TL'nın 21.11.2003 temerrüt tarihinden itibaren % 48 faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini 79.080,85 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların davalı bankada bulunan hesaplarından banka çalışanı D. E. tarafından sahte imzalarla para çekildiği, bankanın zarardan sorumlu bulunduğu, hesap tarihinden temerrüt tarihine kadar talep edilen işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı banka personelinin usulsüz işlemlerinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup; mahkemece, davacının temerrüt tarihine kadar talep ettiği faize ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. Oysa, davalı bankada davacılar tarafından vadesiz mevduat hesabı açılmıştır. Bu hesaplarda usulsüz işlemler yapılmamış olsaydı yine vadesiz mevduat faizi getirisi elde edileceğinden, davalı banka, asıl alacak tutarı yanında temerrüt tarihine kadar doğan akdi faizden de sorumludur.
Bu itibarla mahkemece, bilirkişiden ek rapor veya yeni bir bilirkişiden rapor alınarak, davacıların hesabından usulsüz olarak çekilen tutarlara, çekiliş tarihlerinden temerrüt tarihine kadar hesabın türüne uygulanan faiz oranı belirlenip, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.766,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 23/01/2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy