(4077 S. K. m. 10/A)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 19/11/2009 tarih ve 2007/72-2009/486 saydı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin stresi içinde verildiği anlatılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi K. E. O. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra, işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili bankaca düzenlenip davalıya teslim edilen kredi kartının, kullanılması sonucu oluşan borcun uyarıya rağmen ödenmediğini ileri sürerek 35, 309 TL'nin 17.02.2006 tarihinden itibaren % 70, 10 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı ile imzaladığı bir sözleşme bulunmadığını, müvekkiline herhangi bir kredi kartının teslim edilmediğini, davalının kredi kartı ile hiçbir harcama yapmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davaya konu kredi kartının davalıya teslim edildiğine dair belge altındaki imzanın davalının eli mahsulü olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda söz konusu kredi kartı ile yapılan alışverişlere ilişkin belge asıllarının getirtilerek belgelerde imza var ise bu imzalana davalının eli mahsulü olup olmadığının, bankanın alışveriş yapılan işyerleri hesabına bu alışverişler karşılığı ödeme yapıp yapmadığının, oluşan borç tutarına ve süresine rağmen bankaca herhangi bir işleme tevessül edilip edilmediğinin araştırılması ve ihtiyaç duyulursa tarafların isticvabının sağlanması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy