(5521 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Salihli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22/03/2010 tarih ve 2009/21-2010/219 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Murat Azaklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil şirketin 20 yıldır madenden kırma suretiyle zımpara tozu imal ettiğini, davalı şirket kurucusu A. A.'ın müvekkil şirkete bu madeni getirmekte iken 2006 yılında kendi tesisini kurduğunu ve tesisi kurarken müvekkili şirkette usta olarak çalışan A. K.'yla kendisine ticari sırları bildirmesi konusunda anlaştığını, döküm kalıplarının bulunduğu dökümcüye bunların dökümünü yaptırdığını, müşterilerinin isim ve telefonları ile verilen fiyatları davalı A. K.'dan öğrendiğini, A. K.'ya bu hizmetleri için PTT havalesiyle para ödediğini, A. K.'nun işten çıkarıldığını, davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL. maddi 11.000 TL. manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili şirketin davacı şirkete 10 yıl süre ile hammadde tedarik ettiğini, 3 yıl önce de kendi mamülünü üretmeye başladığını, davacı şirkette çalışan A. K. ile davacı şirket ile çalıştıkları dönemde görüşmeler yaptıklarını, müvekkili şirketteki makinaların başka firmalardan satın alındığını, patentinin de davacıya ait olmadığını, davacının amacının gelirinde meydana gelen azalmayı müvekkil şirkete ödetmek olduğunu, iddiaların doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı A. K.'nun davacı şirkette yaklaşık 15 yıl kadar çalıştığı, davacının, davalı K.. Madencilik Sanayi A.Ş.'nin kurucusu A. A.'ın diğer davalı ve davacı şirket çalışanı A. K.'yu üçüncü kişilere satılan malları sabote etmesi maksadıyla menfaat temin ettiğinin iddia edildiği, H.. Yapı Ltd. Şti.'ye gönderilen mallar arasında bir demir çubuk çıktığı ileri sürülmüşse de A. K.'nun söz konusu sabotajı gerçekleştirdiği iddiasının şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanamadığı, A. K. hesabına havale edildiğini iddia ettiği PTT ödemelerinin ispatlanamadığı, makinelerin patentinin davacı şirkete ait olduğunun da açık delillerle ispat edilemediği, davalılar arasındaki telefon görüşmelerinin haksız rekabet halini destekler yönde değerlendirilemeyeceği ve davalının üretimde kullandığı makineleri kullanılmış olarak satın alması gerçeği karşısında haksız rekabetin varlığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, haksız rekabetin tespiti ve tazminat istemine ilişkin olup davacı vekili diğer iddialarının yanı sıra davalılardan A. K.'nun, müvekkili yanında hizmet akdiyle çalıştığı sırada müvekkiline ait imalat sırlarını diğer davalı K.. Madencilik A.Ş.'ye verdiğini ileri sürüp bu suretle davalı işçinin davacı şirkette çalıştığı sırada özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği iddiasında bulunduğuna göre, uyuşmazlığa iş mahkemesinde bakılması gerekmektedir. Zira, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği işçi ile işveren arasında, hizmet ilişkisinden doğan uyuşmazlıkların çözüm yeri iş mahkemeleridir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen incelenmesi gereken bir husustur. Bu itibarla mahkemece, aradaki irtibat da nazara alınarak her iki davalı aleyhine açılan davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasına ilişkin hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy