(6100 S. K. Geç. m. 3)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Kars 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10/09/2009 tarih ve 2008/468-2009/282 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 17/01/2012 günde davacı ve davalı vekilleri gelmediklerinden, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların 04.03.2006 günü protokol ile Kars Merkez Kaleiçi Mahallesi Beşik Cami mevkii Durakağa Sokak 128 pafta, 109 ada ve 26 parseldeki taşınmaz üzerinde bulunan binadaki 1 nolu dairenin mülkiyetini müvekkile verilmesi konusunda taahhüt altına girmelerine rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediklerini ileri sürerek, dava konusu yerin tapusunun iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline, olmadığı taktirde taşınmazın bedeli olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 7,000,00 TL' nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan A. ve M. E. vekili, protokol hükümlerine göre dava konusu dairenin davacıya verilmesinde hukuki ve fiili imkansızlıklar bulunduğunu, taşınmazın ruhsatının olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, ilgili yasa uyarınca yıkımı zorunlu olan bir yerin ekonomik değer olarak varlığının düşünülemeyeceği, kaçak ve hakkında yıkım kararı olan bir yapıda 24.04.1978 tarih, 3-4 sayılı Yargıtay İçhatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararının uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davaya dayanak protokol hükümlerine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı taktirde, taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, dava konusu taşınmazın tüm dosya kapsamından davacıya dava dışı şirket hissesi karşılığı verildiği anlaşılmakta olup, dava konusu taşınmazın tapusunun devrinin hukuken mümkün olmaması karşısında, '' çoğun içinde az da vardır '' prensibi bağlamında protokol tarihi itibariyle davacının dava dışı şirket hisse bedellerinin değeri araştırılarak belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece, bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına bozulmasına, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/01/2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy