(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kozluk Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 28.4.2009 tarih ve 2004/139-2009/58 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi tarafların vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı sigorta şirketinin acentası olan dava dışı D... Sig. Ara. Ltd. Şti. ile iş yeri sigorta poliçesi imzaladıklarını, 31.3.2002 tarihinde iş yerinde yangından dolayı hasar meydana geldiğini, davalının prim borçlarının ödenmediğinden bahisle zararı karşılamadığını ileri sürerek, 65.000 TL.nın 31.3.2002 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının pirim borçlarını ödemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, usul ve yasaya uygun rapor içeriğine göre, davanın kısmen kabulüne, 5.169,59 TL'nin 1.5.2002 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, tarafların vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, işyeri sigortasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davalı sigorta şirketi prim borcunun ödenmediğini, bu sebeple sorumluluğun başlamadığını, ibraz edilen makbuzların sahte olduğunu savunmuş, davalı acente ise ödeme makbuzunun kendileri tarafından tanzim edilmediğini belirtmiştir.
Bu durumda, davacıdan makbuz asıllarını ibraz etmesi istenip, mukayese imza örnekleri alınarak üzerinde inceleme yaptırılması, eğer bu şekilde sonuca ulaşılamazsa, acente ve davalının defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, primin ilk taksitinin ödenip ödenmediğinin tesbiti ile neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalı ve davacıya iadesine, 21.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy