(1086 S. K. m. 74, 409) (818 S. K. m. 410)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.2.2009 tarih ve 2003/274-2009/59 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete ait gemiye akaryakıt kaçakçılığı yapmak suçu sebebiyle Antalya C. Başsavcılığınca el konulduğunu ve geminin 13.8.2001 tarihinde müvekkili şirkete yediemin olarak teslim edildiğini, Antalya Limanının müvekkili tarafından işletildiğini, Liman Hizmetleri Tarifesine göre, barınma ücreti ve yedieminlik ücreti alacağı doğduğunu, 2001 yılı sonuna kadar olan barınma ücretinin davalı E. Denizcilik Ltd. Şti. tarafından ödendiğini, ancak daha sonraki ücretlerin gemiye el konulmuş olması sebebiyle ödenmeyeceğinin bildirildiğini, 13.8.2001 tarihinden dava tarihine kadar günlük 20 USD hesabı ile 11.420 USD yedieminlik ücreti ile 1.1.2002 tarihinden dava tarihine kadar günlük 5,90 USD hesabı ile 2.542 USD barınma ücreti olmak üzere toplam 13.962 USD'nin ödeme günündeki TL. karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı E. Denizcilik Tur. Nak. Ltd. Şti. vekili, müvekkiline ait geminin C. Başsavcılığı kararı ile zaptedildiğini, geminin müvekkili şirketin hüküm ve tasarrufu altında olmaması sebebiyle 2002 ve sonrası için talep olunan ücreti ödemediklerini, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki dava neticesinin beklenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davaya konu geminin mülkiyetinin davalı şirkete ait olduğunu, Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini, tazminatı ödeme yükümlülüklerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, geminin donatanının ve işleteninin davalı E. Denizcilik Tur. Nak. Ltd. Şti. olduğu, geminin Antalya C. Başsavcılığınca zaptedildiği ve 13.8.2001 tarihinde yediemin olarak Ortadoğu Liman İşletmesine teslim edildiği, geminin barınma ücretinden gemi donatanı ve işleteni davalı şirketin sorumlu olduğu, geminin haksız olarak tutulduğunun anlaşılması ve müsadere edilmemesi durumunda gemi malikinin zararını ilgili yerlerden talep edebileceği, Maliye Hazinesine dava tarihi itibariyle husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, geminin günlük bağlama ücreti 4 USD üzerinden dava tarihi itibariyle 569 gün için hesaplanan 2.276 USD barınma ücretinin ödeme günündeki TL. karşılığının davalı şirketten tahsiline, davalı Maliye Hazinesi hakkında açılan barınma ücretine ilişkin davanın husumetten reddine, davacının yedieminlik ücreti ile ilgili davasını takip etmemesi sebebiyle H.U.M.K.nun 409/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıda (2) numaralı bendin dışındaki, davalı E. Denizcilik Ltd. Şti. vekilinin ise (3) numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, akaryakıt kaçakçılığı iddiasıyla Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla el konularak davacıya yediemin olarak teslim edilen gemiye yönelik barınma ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı E. Denizcilik Ltd. Şti.'nin geminin donatanı olduğuna ve Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla gemiye el konularak davacıya ait limana bağlandığına göre, davacı ile davalı Maliye Hazinesi arasında geminin limanda kalması hususunda akdi bir ilişki kurulduğunun kabulü gerekir. Dolayısıyla davacıya karşı, davalı Maliye Hazinesi akdi ilişki nedeniyle, diğer davalı E. Denizcilik Ltd. Şti. ise vekaletsiz iş görme hükümleri gereği barınma ücretinden sorumlu olduğu halde, mahkemece dava tarihi itibariyle Maliye Hazinesine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle bu davalıya yönelik davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
3) Öte yandan, davacı vekili barınma ücretine yönelik olarak davalı E. Denizcilik Ltd. Şti.'nin 2001 yılı sonuna kadar barınma ücretini ödediğini bildirerek 2002 yılı başından dava tarihi olan 7.3.2003 tarihine kadar barınma ücreti talep ettiği halde, mahkemece talep sonucu aşılarak geminin yediemin olarak davacıya teslim edildiği tarih olan 13.8.2001 tarihinden dava tarihine kadar barınma ücretine hükmedilmesi H.U.M.K. 74. maddesine aykırı görülmüş, hükümün bu yönüyle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı E. Denizcilik Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı yararına, (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle ise davalı E. Denizcilik Ltd. Şti. yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edenlere iadesine, 11.4.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Borçlar Kanunu'nda borcun kaynakları; sözleşme, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme olarak gösterilmiştir. Sözleşme, iki tarafın hukuksal sonuca yönelik karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla meydana gelen hukuksal ilişkidir. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi ise, kişinin iradesi dışında, kendisine yönelik hukuka aykırı bir eylemdir. Somut olayda, davacı ile davalı donatan arasında bir sözleşmenin varlığından ya da davalı donatanın davacı aleyhine haksız bir fiilinin varlığından ve dolayısıyla anılan taraflar arasındaki bir borç ilişkisinden söz edilemez.
Borcun üçüncü kaynağını oluşturan sebepsiz zenginleşmede ise alacaklının mal varlığında haklı bir sebep bulunmaksızın meydana gelen eksilmenin giderilmesi amaçlanmaktadır. Davalı donatana ait gemiye bir ceza soruşturması sebebiyle el konulması ve kamu görevlilerince geminin davacıya teslimi sebebiyle davacının mal varlığında bir eksilme söz konusu olmadığı gibi, bir an için aksi düşünülse dahi, bu aşamada, davacının mal varlığındaki eksilmeye davalı donatanın sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceği, bu konuda ceza mahkemesince verilecek kararın beklenmesi gerektiği gibi, davacının, yine bu aşamada, barınma ve/veya yedieminlik ücretini gemiyi kendisine teslim edenlerden, bir başka deyimle ve Dairemizin Maliye Hazinesine yönelik davaya ilişkin bozma gerekçesinde de açıklandığı üzere kamudan tahsil etme olanağının bulunması sebebiyle davacının mal varlığında varlığı ileri sürülen eksilmenin anılan davalıdan tahsil suretiyle giderilmesi mümkün ve muhtemeldir. Bu durumda, davacı ile davalı donatan arasında, hiç değilse bu aşamada, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan bir borcun varlığından da söz edilemeyecektir.
B.K.nun 410 vd. maddelerinde düzenlenen vekaletsiz iş görme halinde de durum farklı değildir. Davacı yanca, anılan davalının gemisine zorunlu ve faydalı masraflar yapıldığı iddia ve ispat olunmadığı gibi, geminin davalı donatanın iradesi dışında, kamu görevlilerince el konularak davacıya teslim edilmiş olması olgusu düşünüldüğünde, halen davalı donatanın malı olan ve fakat ceza soruşturması neticesinde belki de anılan davalının mülkiyetinden çıkarak kamu malı haline gelebilecek geminin, tahakkuk eden barındırılma ücretinden davalı donatanın vekaletsiz iş görme hükümlerine dayalı olarak sorumlu tutulması bu aşamada mümkün değildir. Bu hal, ancak, davaya sebep olan geminin ceza soruşturması sonucunda davalı donatana iadesi halinde akla gelebilecek nitelikte olup, mahkemece davalı donatan hakkındaki davanın, ceza mahkemesince verilecek karar bekletici mesele yapılarak sonucuna göre çözümlenmesi gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Tüm bu nedenlerle, davalı E. Denizcilik Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının tümüyle kabul edilerek, hükmün bu sebeple de anılan davalı lehine bozulması gerektiği kanısında bulunduğumdan, Dairemiz çoğunluğunun, davalı E. Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine yönelik kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy