(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.02.2011 tarih ve 2009/809-2011/61 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erol Kaplan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, davalıların murisi R. Y.'ın iki ayrı ferdi kaza sigorta poliçesi ile müvekkili tarafından sigortalandığını, murisin ölümü üzerine davalıların eksik evrakla müvekkiline ihbarda bulunduklarını, müvekkilinin 16.03.2009 tarihli yazı ile eksik evrakların tamamlanmasını istediğini, ancak davalılar tarafından incelemeye esas belgeler müvekkiline gönderilmeksizin icra takibine geçildiğini, ancak ödeme emri ile belgelere ulaşan müvekkilinin bir eksiklik olmaması karşısında sigorta bedellerini icra dosyasına yatırdığını, müvekkilinin temerrüde düşmeden sorumlu olduğu miktarı ödediğini, muaccel olmayan bir alacağın icra takibine konulması ve bu icra takiplerine müvekkilinin sebebiyet vermemesi nedeniyle icra vekalet ücreti, faiz ve sair ferilerin müvekkilinden istenemeyeceğini ileri sürerek, müvekkilinin asıl alacak dışında davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ferdi kaza sigortalarının meblağ sigortası olup ölümün kazaen gerçekleşmesi halinde kararlaştırılan bedelin derhal hak sahiplerine ödenmesinin gerektiğini, ancak davalıya yapılan başvuruya rağmen müvekkillerine herhangi bir ödeme yapılmadığını, asıl alacağı kabul eden davacının bu miktarın ferilerinden de sorumlu bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sigortalı murisin ölümü üzerine davacı şirkete davalılar tarafından usulüne uygun bir başvuru yapılıp yapılmadığı ve icra takip tarihi itibariyle muaccel bir alacak bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, davalıların murisin ölümü üzerine yalnızca sigorta poliçesi ve kaza tespit tutanağını davacı şirkete gönderdikleri, davacı şirketin 16.03.2009 tarihli yazısı ile eksik evrakı davalılardan istediği, ancak davalıların bu isteği yerine getirmeyerek icra takibine geçtikleri, usulünce bir başvuru olmadığından icra takip tarihi itibariyle muaccel bir alacağın bulunmadığı, ödeme emrinin ve ekindeki belgelerin tebliğinden itibaren 5 gün içinde alacağın muaccel hale geldiği, somut olayda davacının 13.04.2009 tarihinde temerrüde düştüğü, ödemenin 16.04.2009 tarihinde yapılması nedeniyle davacının yalnızca aradaki üç günlük süreye tekabül eden faizden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy