(556 S. KHK. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.5.2011 tarih ve 2008/94-2011/101 Sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.6.2013 günü hazır bulunan davacı vekili ile davalı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve TPE nezdinde tescilli bulunan Çiftel ibareli markanın, davalı tarafından haksız ve izinsiz olarak iltibas yaratacak benzerlikte Çiftsay şeklinde kullanıldığını ileri sürerek, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiillerinin tespit ve önlenmesini, şimdilik 10.000 TL maddi 100.000 TL manevi tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Çiftsay Kastor Tekerlekleri+şekil markasını kullanmasının, taraflar arasındaki varlık paylaşımı ve hisse devir protokolüne uygun bulunduğunu, öte yandan iki markanın farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, Çiftel markasının taraflar arasında yapılan protokol davacıya bırakıldığı, davalının Çiftsay+şekil ibareli markayı tescil ettirmesi ve kullanması eyleminin, haksız rekabet ve davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Çiftsay ibaresini kullanarak üretim yapmasının, davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, 10.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2) Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve önlenmesiyle maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin ilanı istemlerine ilişkindir.
Her ne kadar davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ve maddi tazminat talebinin açıklandığı 3.8.2009 tarihli dilekçede, 556 Sayılı KHK'nin 67. maddesine dayalı bir talepte bulunulmamışsa da, 16.10.2009 tarihli dilekçede, mahkemece görüşüne başvurulan 30.9.2009 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen ilkelere göre tespit edilecek maddi tazminat miktarına, markanın satışa etkisi dikkate alınarak uygun bir tazminatın daha eklenmesi istenmiştir. Davacı vekilinin 556 Sayılı KHK'nin 67. maddesinde ifadesini bulan ve daha önce ileri sürülmeyen bu talebine karşı, davalı vekili tarafından, iddianın genişletilmesine muvafakatlarının olmadığına dair bir itirazda bulunulmamıştır. Dolayısıyla davacı vekilinin bu talebinin de mahkemece değerlendirilmesi gerekir. Ancak hem mahkemece alınan ek bilirkişi raporunda hem de karar yerinde bu konuda bir değerlendirme yapılmamıştır.
Yine davacı vekili tarafından sunulan 16.10.2009 tarihli dilekçede, 556 Sayılı KHK'nin 67. maddesine dayalı işbu talebi hakkında miktar belirtilmediği halde, mahkemece davacı vekiline anılan talebi hakkında miktar belirtmesi ve talebini harçlandırması için makul bir süre de verilmemiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı vekiline 556 Sayılı KHK'nin 67. maddesine dayalı tazminat talebi konusunda miktar belirtmesi ve bu talebini harçlandırması için makul bir süre verilip, davacı vekilinin anılan talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy