(6762 S. K. m. 1067) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.3.2011 tarih ve 2009/365-2011/103 Sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.6.2013 günü hazır bulunan davacı vekili ile davalı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi E. Kaplan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin acentesi olduğu gemi ile Çin'den Türkiye'ye taşınan emtianın, herhangi bir talimat ve onay olmaksızın, orijinal konşimento da aranmaksızın üçüncü kişi veya kişilere teslim edildiğini, davalı tarafından yetkisiz kişilere teslim sebebiyle doğan zararın müvekkilince dava dışı gönderene ödendiğini, bu zarardan davalının sorumlu bulunması sebebiyle ödenen bedelin tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazıyla takibin durduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline. %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının öncelikle halefiyet yoluyla talep ve dava hakkına sahip olduğunu kanıtlamasının gerektiğini, 6762 sayılı T.T.K.nın 1067. maddesi uyarınca dava hakkının düştüğünü, bir zarardan bahsedilebilmesinin taşınan malın bedelinin alıcıdan tahsil olunamamasına bağlı bulunduğunu, denizyoluyla taşımalarda tazminat sorumluluğunun sınırlandırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı gönderen şirketin, Y233-01114 ve Y233-01115 numaralı konşimentolarda gönderilen olarak gösterilen ancak konşimento elinde bulunmayan G... Elektronik isimli firmaya denizyoluyla taşınan yükün konşimentosuz teslimi sebebiyle uğradığı zararın tahsili için davacı aleyhine Hong Kong Yüksek Mahkemesi'nde dava açtığı, uyuşmazlığın sulh yöntemiyle sona erdirildiği ve davacının dava dışı gönderene 50.000 usd ödediği, davalı şirketin davacının acentesi olduğu, acentenin iş yerinin Türkiye'de bulunması sebebiyle uyuşmazlığa Türk Hukuku'nun uygulanacağı, konşimentonun kıymetli evrak olduğu ve konşimentoya konu emtianın ancak konşimentonun iadesi karşılığında yetkili hamile teslim edilmesinin gerektiği, somut olayda konşimento ibraz edilmeksizin emtiayı teslim eden davalı acentenin davacının bu sebeple uğradığı zarardan sorumlu bulunduğu, zira basiretli bir tacir gibi davranmadığı, ayrıca konşimentolara konulan şart ile Lahey/Visby kuralları uyarınca taşıyanın sorumlu olduğu gemi kancasından gemi kancasına kadar olan sürenin, yükün teslim alındığı andan teslim edildiği ana kadar geçecek süreyi kapsayacak şekilde genişletildiği, bu hüküm dolayısıyla Lahey/Visby kuralları uyarınca da davalının eşyanın yanlış tesliminden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasındaki ilişkinin acentelik sözleşmesinden kaynaklanmış olmasına, davalı acentenin, davacının işlerini görürken onun menfaatlerini korumak ve basiretli tacir gibi hareket etmek yükümlülüğü altında bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, davalı acentenin deniz yoluyla Türkiye'ye taşınan emtiayı yetkisiz kişilere teslim etmesi sebebiyle uğranılan zararın rücuen tazmini için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı taraf, diğer savunmalarının yanısıra istenilen tazminatın miktarına da itiraz etmiş olup mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise konşimentoda değer yazılmadığı, taşınan yükün değerine dair yalnızca Hong Kong Mahkemesinde açılan dava dilekçesindeki bilgilerin bulunduğu, yükün varma yerindeki piyasa değerinin tespitinin gerektiği, ancak bu konuda bilirkişi heyetinde uzman olmadığından bir değer tespit edilemediği açıklanmıştır. Bu itibarla mahkemece, davalı acentenin ancak eylemi sebebiyle oluşan gerçek zararı ödeme yükümlülüğü altında bulunduğu gözetilerek konşimento aranmaksızın teslim edilen malların teslim tarihi itibariyle bedellerinin uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesi ve davacının hak sahiplerine ödediği miktarı aşmamak kaydıyla tespit edilecek bu miktara hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy