(818 S. K. m. 58, 60) (1086 S. K. m. 95)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.12.2008 tarih ve 2006/163-2008/841 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar H. İ. İ. ve A. S. vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan ve sigorta ettirene ait depodaki emtianın, davaya konu binanın dahili atık su tesisatından su sızması sonucu hasara uğradığını, müvekkilinin hasarı sigorta ettirene ödediğini, hasarın oluşumunda davalı kat maliklerinin Borçlar Kanunu'nun 58 vd. maddeleri uyarınca sorumlu olduklarını ileri sürerek 6.767,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan arsa payları oranında tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı A. S. vekili, meydana gelen hasarın müvekkiline ait daireden meydana gelme ihtimalinin çok düşük olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı H. İ. İ. vekili, Borçlar Kanunu'nun 58. ve 60. maddeleri gereğince zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının müvekkilinin kiracısı olduğunu, su sızıntısının üst katlardan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı iş yerindeki emtiaların, davalıların malik oldukları binadaki su tesisatının eski ve bakımsız olmasından kaynaklanan su sızıntısı nedeniyle hasar gördüğü, bu hasarın davacı tarafından sigortalısına ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.767 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tapudaki hisseleri oranında tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalılar H. İ. İ. ve A. S. vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalılar vekillerinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalıların malik oldukları binadaki bakımsızlık nedeniyle davaya konu hasarın meydana geldiği gerekçesiyle, davalıların tapudaki hisse oranları da eşit olduğundan hasardan eşit oranda sorumlu olduklarına karar verilmiştir. Ancak dosyaya getirtilen tapu kayıtlarında, davalı H. İ. İ. dışındaki davalılar malik olarak gözükmedikleri gibi, bağımsız bölüm maliklerinin arsa payları da birbirine eşit değildir. Bu itibarla, mahkemece, hasar tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın bağımsız bölümlerinin maliklerinin kim olduğunun belirlenmesi ve davacı tarafın davalılardan arsa payları oranında talep de bulunmuş olması göz önüne alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, davacı vekili, hükümden sonra verdiği 25.08.2011 havale tarihli dilekçesi ile davalı S. S. hakkındaki davasından feragat etmiştir.
HUMK'nun 95. maddesi uyarınca netice-i talepten nihai olarak vazgeçme kesin bir hükmün sonuçlarını doğurur. Ancak mahkemece bir karar verilip davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davadan feragat edildiğinden, bu aşamada feragat uyarınca karar verme yetkisi mahkemeye ait bulunduğundan davacı vekilinin vaki feragat beyanı hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy